‘Değerlerinin anlaşılması için bir salgın olması gerekmemeliydi’

2020 hepimiz için zor bir yıldı. Salgın koşullarına adapte olabilmek için çalışma düzenimizi, alışkanlıklarımızı gözden geçirdik. Pek çoğumuz için hayat ilk kez durdu, ilk kez kısıtlamalarla karşılaştık… Biz bunlarla uğraşırken bir kesim hiç aralıksız işini yapmaya devam etti. Üstelik daha zor çalışma şartlarında… Sağlık çalışanları marttan bu yana mücadelenin en ön safında. Dünya Sağlık Örgütü geçen hafta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın çağrısı üzerine 2021’i Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı ilan etti. Bu vesileyle yaşadıkları zorlukları yakınlarına sorduk…

Kimi ona kollarını açarak koşan iki yaşındaki kızına sarılamıyor, kimi yaşlı annesini ziyaret edemiyor. Sağlık çalışanlarının hayatı hiçbir zaman kolay olmadı. Ama marttan bu yana, artan çalışma tempolarına bir de ailelerine duydukları özlem eklendi. Bir sağlık çalışanının ailesi olmak ne demek, Dünya Sağlık Örgütü’nün gelecek yılı Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı ilan etmesi onlara moral olur mu; aileleri anlattı.

EVE BİRİ GELSİN DE SU İÇEYİM DİYE BEKLİYORUM, KİM BANA KIZIM GİBİ YARDIMCI OLABİLİR Kİ?
Anik Ayyıldız
(80, ev hanımı)

‘Değerlerinin anlaşılması için bir salgın olması gerekmemeliydi’

Kızımı (Birgül Ayyıldız, hemşire) dört ay göremedim, otelde kaldı. Sadece kapıdan ekmek ve ilaç bırakıp gidiyordu, içeri giremiyordu. Onun dışında bana ekmek alan, getiren olmadı. Sucu geliyor, damacanayı silmem gerektiği için içeri alamıyorum, eve biri gelsin de su içeyim diye bekliyorum. Zaten kim bana kızım gibi yardımcı olabilir ki?

‘Değerlerinin anlaşılması için bir salgın olması gerekmemeliydi’

Birgül Ayyıldız

Sağlık Çalışanları Yılı olması güzel. Çok çalışıyorlar. Kızımla gurur duyuyorum. Çok emek verdi. Ona ve tüm sağlık çalışanlarına dua ediyorum. Yoruluyorlar diye çok üzülüyorum. Ailelerini göremiyor, saçlarını bile tarayamıyorlar. Sanki dersin; savaş içinde çarpışıyorlar…

Kızımı eskisi gibi göremediğim için çok ağlıyorum. Evde tek başınayım. Çok mutsuzum, çok yalnızlık çektim. Bunaldım. Ben ne olacağım? Ölsem içeride beni kim bulur?

SAĞLIK ÇALIŞANLARI YILI OLUNCA ŞİDDET BİTECEK Mİ?
Mehmet İkizceli
(25, yönetici asistanı)

‘Değerlerinin anlaşılması için bir salgın olması gerekmemeliydi’

Mehmet İkizceli, annesi Türkan İkizceli’yle…

Annem Türkan İkizceli radyoloji uzmanı, babam Prof. Dr. İbrahim İkizceli acil tıp profesörü. Salgının başında abimle ayrı eve çıktık, 14 yaşındaki kardeşim Bursa’ya, halamların yanına gitti.

Kendimi doktor olarak göremediğim için tıp fakültesini üçüncü senemde bırakmıştım. O üç senede annemin ve babamın hayatını ve yaşadıklarını görmüştüm.

2021’in Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı ilan edilmesine çok sevinemedim. Sağlık Çalışanları Yılı olunca şiddet bitecek mi? Hayır. Onlar hayatlarının her anında fedakârlık ediyor. Babam Cerrahpaşa’da çalışmaya başladığında hemen orada bir ev tutmuştu, acil bir durumda hastalarına daha çabuk gidebilmek için. Unutmuyorum, bir gün beni ve abimi ilk kez Taksim’e götürecek. 14-15 yaşındayım. Yoldayken telefon çaldı, “Hasta geldi, gelir misin” dediler. Babam hemen otobüsten indi, biz Taksim’i tek başımıza gezdik. Babam bir tek korona döneminde fedakârlık yapmadı ki… Oğullarıyla gezerken bile hastalarını düşünüyordu. Şikâyet değil. Buna alışkınım. Şu an arkama dönüp baktığımda “Neden bizimle gelmedi” demiyorum. Ona ihtiyacı olan birinin yanına gitti. Ama onların değerinin anlaşılması için bir salgın olması gerekmemeliydi.

Ben annemle daha çok vakit geçirirdim. Geçen sene İstanbul Maratonu’nda birlikte 8 kilometre koşmuş ve “Seneye 15 kilometre koşarız” demiştik. Tek başıma daha fazlasını koşacağıma inanıyordum ama beraber olmak benim için daha değerliydi. Pandemiden dolayı bu sene 15 kilometre iptal edildi ve ben yalnız başıma 42 kilometre koştum. Annem beni finish’te bekliyordu. Orada artık dayanamadım, sarıldım. Seneye acaba ne durumda olacağız?

KIZIM BABASI EVE GELİR GELMEZ KUCAĞINA ATLARDI, ŞİMDİ DE KAPIYA KOŞUYOR AMA KARŞILIKLI DURUYORLAR
Esra Kutlubay,
(41, diş hekimi)

Eşim (Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Zekayi Kutlubay) pandeminin başından beri çok yoğun, eve geldiği zaman bile telefonları durmuyor. Ben de filyasyon ekibindeyim, 8-24 arası çalıştığım zamanlar oldu. Bu yoğunluk bize üzüntü veriyor çünkü hastaların durumunu görüyoruz. Ama bence bundan en çok etkilenen çocuklarımız. Kızım 10, oğlum 13 yaşında. Neden evde eskisi gibi sık vakit geçirmediğimizi anlamıyorlar. Onlara 3-4 ay boyunca hiç sarılamadık ve biz birbirine çok sarılan bir aileydik. Nasıl hissettiklerini düşünebiliyor musunuz? Bir kare gözümün önünden gitmiyor: Eşim bir koltukta oturuyor, maskeli. Kızım karşısında oturuyor, maskeli. Önüne yastığı almış, ona sarılıyor, “Baba biz ne zaman sarılacağız” diyor. Ağladığımı biliyorum, “Babam artık bizimle hiç ilgilenmiyor” dediğinde çok üzülüyorum. Kızım babası eve gelir gelmez kucağına atlardı, şimdi de kapıya koşuyor ama babası sarılamıyor, karşılıklı duruyorlar.

2021’in Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı ilan edilmesi güzel. En azından verilen değeri görmüş oluruz. Pandemide çok zor şartlar altında çalışıyoruz. Değer verildiğini hissetmek moral olur.

Bizim şu an şu ortamdan kaçacak bir alanımız yok. Eskiden sinemaya giderdik, arkadaşlarımızla görüşürdük. Bunlar mümkün değil. Ama bu dönem geçecek, eski mutlu günlerimize geri döneceğiz.

‘Değerlerinin anlaşılması için bir salgın olması gerekmemeliydi’

Kutlubay ailesinde iki ebeveyn de sağlık çalışanı.

İLERİDE ÇOCUĞUMUN “BENİM BÜYÜKBABAM SAĞLIK ÇALIŞANIYDI” DEMESİ ÇOK ÖZEL BİR ŞEY OLACAK”
Yağız Kutlubay
(13)

Bence bir sağlık çalışanın ailesi olmak zor. Hastalarla temas ediyorlar, daha çok risk altındalar. Büyüklerimiz bizim için çok değerli. Hele anne-babamız, anlatılmayacak kadar değerli. Annem ve babam çok çalışıyor ama bunun üstesinden gelebiliyorlar, onlara güveniyorum ve onlarla gurur duyuyorum.

Babam korona oldu, haberlerde yayımlandı. Bir arkadaşım “Baban nasıl, çok geçmiş olsun” dedi. Öğretmenlerim de ailemin nasıl olduğunu hep soruyor. Önemsemeleri çok güzel. Ama sokakta maskesiz gezenlere, parti yapanlara kızıyorum, haberlerde izlerken “Neden maske takmıyorsunuz, benim annem-babam, başka çocukların anne-babaları uğraşıyor” diyorum.

2021’in Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı ilan edilmesi çok güzel. Bize nasıl Bizans’ı, Osmanlı’yı anlatıyorlarsa, gelecekte de bu süreci anlatacaklar. İleride çocuğumun “Benim büyükbabam sağlık çalışanıydı” demesi çok özel bir şey olacak.

İKİ YAŞINDAKİ ÇOCUĞUMUZ ANNESİNE SARILMAK, BAĞ KURMAK İSTİYOR, İZİN VERMİYORUZ
Hakan Yanık,
(39, satış müdürü)

Eşim organ nakli koordinatörü. Pandemide organ nakli Sağlık Bakanlığı tarafından durduruldu, hastane de pandemi hastanesi ilan edildiği için tüm servisler COVID-19 servisi oldu. Eşim de kendi isteğiyle serviste çalışmaya başladı. Çocuğumuz bazen bakıcıda kaldı, bazen anneannesinden destek aldık, bazen ben işten erken çıktım. İnsan hiç hayal eder mi çocuğunu gece bakıcısında bırakmak zorunda kalacağını? Çocuğumuz iki yaşında, annesine sarılmak istiyor, izin veremiyoruz. Annesiyle bağ kurmak isteyip de kuramayınca çok zorlandık, ne yapacağımızı bilemedik.

Oğlum Çınar Efe, 12 yaşında. Olan biteni anlamıyor. Görünmeyen bir şey, insanları hasta ediyor ve öldürüyor. Onu karşıma aldım, “Oğlum biz de çocukluğumuzda böyle bir şey yaşamadık. Beraber öğreneceğiz. Devamlı arkandayım, seni hep koruyacağım, kendini sakın güvensiz hissetme” dedim. Ona hem anne hem baba hem öğretmen oldum, bir yandan da işlerimi yürütüyor, bir koltukta on karpuz taşıyorum.

Benim eşim sadece bir anne değil. O da birilerinin çocuğu ve aylarca anne-babasını göremedi. Bunlar olurken sağlık çalışanları için “Zaten bizim vergilerimizle oradalar” diyenler, empati kuramayanlar var. Ama onları merak eden, onları mutlu etmek için yiyecek, maske, çamaşır, hatta siperlik götüren de var. İyi olan tarafı düşününce eşimin ve tüm çalışanların verdiği çabalara değmiş demektir.

2021’in Sağlık Çalışanları Yılı ilan edilmesi güzel. Ama konuşmamız gereken başka konular var. Bir sigorta şirketi sağlık çalışanları ve aileleri için indirim yapacağını söylemişti, yapmadılar. Yine indirim yapacağını duyuran bir havayolu şirketi de indirim yapmadı. Kâğıt üzerinde verilen sözler, ödüller insanları ne derece tatmin eder? Tebessüm eder, geçersiniz; o kadar.

‘Değerlerinin anlaşılması için bir salgın olması gerekmemeliydi’

Baba Yanık, oğlu Çınar’ı (en solda) karşısına alıp bir konuşma yapmış, ona annesinin olmadığı zamanlarda kendisini güvensiz hissetmemesini söylemiş.

ANNEMİN MOLASI YARIM SAAT, ÇOK ÇALIŞANLARA GÜNDE İKİ SAAT MOLA VERİLMELİ
Çınar Efe Yanık
(12)

Annem bazen bir gün boyunca eve hiç gelmiyor. Yanımda olsun istiyorum. Babam her şeyimle ilgileniyor ama annemi çok özlüyorum, ona sarılmak bana hep çok iyi geliyor. Eskisi gibi görüşemeyince üzülüyorum. Bu sürecin devam etmesini istemiyorum.

Çok çalışanlara günde iki saat mola verilmeli. Annemin molası yarım saat, hastane de evimize uzak olduğu için onu gün içinde göremiyorum.

2021’in Sağlık Çalışanları Yılı ilan edilmesi beni mutlu etti. Bu ödüllendirilecek bir şey olabilir, bununla mutlu olurum ama annem benimle olduğu zaman daha da mutlu olurdum. Çünkü ben annemi çok seviyorum.

Elon Musk'tan yüzen araba

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı