adplus-dvertising

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran ziyareti dönüşünde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erdoğan, (KYK konusu, F-16 satışı ve yeni harekat’a yönelik mühim açıklamalarda bulundu.
Takip et
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtladı
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran ziyareti dönüşünde basın mensuplarının sorularını cevapladı. İran ziyaretine ilişkin olarak Erdoğan, “İlişkilerimizin hukuki altyapısını daha da kuvvetlendirecek toplam 8 anlaşma imzaladık. Öte Yandan terör örgütleriyle ortak mücadele ve sınır güvenliği gibi konuları detaylı bir biçimde ele aldık. Bu vesileyle bölgemizde meydana gelen gelişmeler hakkında kapsamlı görüş alışverişinde bulunduk. Öte Yandan Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney’le de bir görüşme gerçekleştirdim. Bu görüşmede Sayın Cumhurbaşkanı da birlikteydi. Bizim arkadaşlarımızdan da kimileri vardı.

Onlarla beraber bu görüşmeyi yaptık. Ziyaretimin ikinci bölümünde Sayın Reisi ve Sayın Putin’in katılımıyla Astana formatında üçlü zirvemizi gerçekleştirdik. Suriye’deki güncel gelişmelere ilişkin fikir alışverişinde bulunduk. Astana garantörleri olarak ihtilafın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 Sayılı Kararı temelinde çözüme kavuşturulmasına yönelik mutabakatımızı teyit ettik. Siyasi sürecin etkin bir biçimde sürdürülmesine dair beklentimizin altını ortaklarımızla beraber tekrardan çizdik. Terörle mücadele, insani yardımların aralıksız bir biçimde sürdürülmesi ve Suriyelilerin ülkelerine güvenli ve gönüllü geri dönüşleri konularındaki tutumumuzu tekrar vurguladık.

Bu konularda Astana ortaklarımızla iş birliği halinde çalışma konusunda anlayış birliğine vardık. Öte Yandan Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sayın Putin’le kapsamlı ve verimli bir ikili görüşme de gerçekleştirdik. İran’da gerek ikili düzeyde gerek Astana formatında yaptığımız görüşmelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu vesileyle samimi ev sahipliğinden dolayı Reisi’nin şahsında bütün İranlı kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

“Terörle alakalı konuda da PKK/PYD/YPG terör örgütlerine karşı ister istemez birleşiyoruz”

Türkiye’nin Suriye’deki kaygılarına dair pozisyonuna İran ve Rusya’nın tutumunun ne noktada olduğuna dair soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Astana süreciyle ilgili olarak İran ve Rusya ile başladığımız nokta ne ise ben bugün de Sayın Putin’i aynı noktada gördüm, aynı değerlendirmeleri yapıyor gördüm. İran tarafında tabii daha önce Hasan Ruhani vardı, şuanda ise İbrahim Reisi var. İster istemez bazı değişiklikler oluyor desek de İran gibi bir devlet, bu tür düşüncelerini öyle kısa vadede değiştirmez. Aynı biçimde Rusya’da zaten Putin işin başındaydı, gene işin başında. Bizde de aynı biçimde Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti’nin başındaydı, gene başında. Üçlü zirve sonrası ortak basın toplantısında da görmüşsünüzdür, üçümüzün de düşünceleri herhalde aynı değildi. Farklı düşünceler ortaya koyduğumuz çok açık, net ortadaydı.

Bazı yerlerde farklılıklar olsa bile terörle mücadele konusunda bir kez bir birliktelik var. Terörle alakalı konuda da PKK/PYD/YPG terör örgütlerine karşı ister istemez birleşiyoruz. Kaldı ki zaten bu rejime de en çok zararı veren problem. Şu anda terör örgütü, Fırat’ın doğusunda özellikle petrol kuyularını emiyor, sömürüyor; ondan sonra rejime de satıyor. Bu Şekilde bir vaziyet var. Şuanda baktığımızda Amerika önceki başkanlar dönemi de dahil buradaki terör örgütlerine ciddi anlamda binlerce tır silah, mühimmat, araç gereç taşıdı. Bu hala devam ediyor. Hatta koalisyon kuvvetleri de gene aynı biçimde bu desteklerini sürdürüyorlar. Yaptığımız görüşmelerde Sayın Biden’a da söyledik. Dedik ki ‘Bakın, bunca tırları buraya siz gönderiyorsunuz. Buradaki tüm terör örgütlerine bu destekleri siz veriyorsunuz. Ondan sonra da terörle mücadelede birlikteyiz, NATO’da birlikteyiz diyorsunuz.’ Nasıl birlikteyiz? Bunları devamlı işlemek vaziyetindeyiz.”

“Rusya’nın da, İran’ın da bizim yanımızda olmasını istiyoruz”

Suriye’nin kuzeyinde gerçekleşmesi planlanan operasyona dair son vaziyetin ne olduğu konusunda da değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Yeni bir harekat konusu milli güvenlik endişelerimiz giderilmediği sürece gündemimizde yer almaya devam edecek. Öbür taraftan bakıyorsunuz Amerika’nın oradaki elemanları terör örgütü üyelerine eğitim yaptırıyor. Bu eğitim esnasında rejimin bayrağını da orada bunlar dalgalandırıyorlar. Niçin? Güya aldatacak ya, aldatabilirse. Yaptıkları iş, orada Türk askerine karşı bir terörist eyleme girmek. Burada da kalkıp rejimin bayrağını orada dalgalandırmakla acaba Türk ordusunu aldatır mıyız diyerek düşünüyorlar. Bunu yemezler. Şu anda tabii gerek Fırat’ın doğusu, gerek İdlib, gerek Afrin, tüm buralardaki gelişmelerde biz hassasiyetimizi sürdürüyoruz. Başından itibaren de konuştuğumuz şey şu; sınırdan 30 kilometre güneye kadar buralardaki terör örgütleriyle mücadelemizde Rusya’nın da, İran’ın da bizim yanımızda olmasını istiyoruz. Burada bize lüzumlu desteği vermelidirler. Bunu burada gerek Sayın Putin’e gerek Sayın Reisi’ye de tekrar ifade ettik. Her ikisi de zaten yaptıkları açıklamalarda bu konulara vurgu yaptılar. Öyle sanıyorum ki PKK/YPG/PYD konularında ayrı düşünmüyoruz. Ama bundan sonra da gene bunu işlemeye devam etmemiz gerekir.”

“Oradaki terör örgütlerini besleyen Amerika”

Astana sürecinde varılan noktaların devam ettiğinin altını çizen Erdoğan, “Suriye’nin toprak bütünlüğü noktasında Türkiye’nin herhangi bir derdi yok. Biz bu şekilde bir tasarrufun içerisinde değiliz. Ama bizim burada sınırdan 30 kilometre alan için belirttiğimiz bir husus var. Çünkü buralardan bizim sınırlarımıza devamlı taarruzlar oluyor. Bizim burada askerlerimiz şehit düştü, insanlarımız öldürüldü. Yalnızca Türk vatandaşı olarak değil, İdlib’de ve öbür bölgelerde sivil insanlar öldürüldü. Tüm bunları bizim dünyayla paylaşmamız, bunları anlatmamız gerekir. Amerika şu anda bir kez Fırat’ın doğusunu terk etmek vaziyetinde. Astana sürecinden çıkan tespit bu. Diyorlar ki, Fırat’ın doğusundan Amerika askerini çeksin. Şuanda buradan çıkacak bir sonuç Türkiye’nin de beklentisidir. Çünkü oradaki terör örgütlerini besleyen Amerika. Amerika terör örgütlerini beslediğine göre, biz de bu terör örgütleriyle mücadele ettiğimize göre, oradan çekildiği anda yahut bu terör örgütlerini beslemediği takdirde bizim işimiz kolaylaşacaktır” açıklamasında bulundu.

“Hedefimiz en az 1 milyon Suriyeli mülteciyi tekrar kendi topraklarına geri döndürmek”

İran-Türkiye sınırından gelen Afgan göçmenler konusunun sorulması üstüne Erdoğan, “Şunu bir kez bilelim ki Afganistan’dan gelen mülteciler hususunda İran’ın ciddi sıkıntısı var. Sayın Reisi bunları açık net anlattı. Tabii kolay değil. Kamp noktasında hazırlıkları var mı yok mu diyerek baktığımızda yok. Yani biz şu anda mesela Suriye’nin kuzeyinde briket evler yapıyoruz. Bizim bu yaptığımız briket evlerle de hedefimiz en az 1 milyon Suriyeli mülteciyi tekrar kendi topraklarına geri döndürmek. Şu an itibarıyla da konut sayıları her geçen gün artıyor ve bunu STK’larla hep beraber yapıyoruz. Ama bunu özellikle söylüyorum ne Avrupa Birliği’nden ne şuradan ne buradan en ufak bir destek alarak değil, bizim kendi sivil toplum kuruluşlarımızla beraber yapıyoruz. AFAD’ın koordinesinde bunu sürdürüyoruz. Hedefimiz de inşallah burada 250 bin konut yaparsak, biz cebren değil, gönüllü olarak geri dönüşü inşallah 1 milyonun üstüne çıkarırız. Ve o ucube çadırlar içerisinde yağmurda, çamurda anne babaları, çoluk çocukları inşallah kötü koşullarda görmeyiz” ifadelerini kullandı.

Yeter ki onlar F-16’larla alakalı bizim teklifimize evet desinler, bize sıfır F-16’ları versinler”

Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) F-16 alınması noktasındaki son vaziyetin sorulması üstüne Erdoğan, “Biz tabii Sayın Biden ile bu konuları görüştüğümüzde Biden, bize bu şekilde bir Yunanistan koşulu filan koymadı. Tam aksine uzunca yaptığımız görüşmede NATO mensubu ülkeler olarak herhalde birbirimizin hukukunu korumalıyız diyerek konuştuk. Kendisi de F-16’lar konusunda ‘Ben elimden gelen tüm gayreti göstereceğim’ şeklinde konuştu. Maalesef şu anda Temsilciler Meclisinde az da olsa bu işe muhalefet edenler var. Mevcut gelişmelere baktığımızda esasında bu şekilde bir şart meselesi bana göre bizi bağlayıcı bir şart değil. Yeter ki onlar F-16’larla alakalı bizim teklifimize evet desinler, bize sıfır F-16’ları versinler. Zaten elimizdekilerin bakım onarımını biz şu anda yapabilecek güçteyiz. O konuda herhangi bir sıkıntımız yok. Ama tabii ki yedek parça noktasında bazı taleplerimiz var. Bunları da yerine getirmeye karar verdiler. Bir de Amerika’da kasım ayında ara seçimler var. Onlar da mühim. Kasım ara seçimleri ne getirir ne götürür bunları da göreceğiz. Orada cumhuriyetçilerin senatoda daha ağır basacağı, Temsilciler Meclisinde de gene ağırlığı ele geçireceği istikametinde bilgiler geliyor” dedi.

“Şu an itibarıyla Sayın Putin’in bizim gayretlerimiz noktasındaki bakışı olumlu”

Rusya Devlet Başkanı Putin ile düzenlenen ikili görüşmelerin ayrıntılarının sorulması üstüne de yanıt veren Erdoğan, “Şu an itibarıyla Sayın Putin’in bizim gayretlerimiz noktasındaki bakışı olumlu. Bundan dolayı hatta şükranlarını bildiriyor. Bize çok çok farklı bazı teklifleri oldu. Biz inşallah burada doğal gaz konusunda, Akkuyu meselesinde ve öbür konularda şu anda dayanışmamızı aynen sürdürüyoruz, sürdüreceğiz” diyerek konuştu.

“Yakında inşallah o bölgeyi kapsayacak havaalanının da açılışı yapılacak”

Erdoğan, öte yandan Putin-Aliyev görüşmesinin de soruya ilave edilmesi üstüne, “Sayın Putin’in galiba önceki gün Sayın İlham Aliyev’le görüşmesi oldu. Hatta bana ‘Size İlham Aliyev’in de selamını getiriyorum’ şeklinde konuştu. Aliyev’le görüşmesinde ‘Erdoğan’la da görüşeceğim’ deyince Aliyev’in ‘Benim de selamlarımı iletin’ dediğini aktardı. Oradaki gelişmelerle alakalı ben İlham Bey’le de daha yeni görüştüm. Yaptığımız görüşmede de İlham Bey ‘Olumlu istikamette yürüyor’ şeklinde konuştu. Biliyorsunuz Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Michel ve Paşinyan’la birlikte üçlü bir araya geldiler. O görüşmede gene İlham Bey’in ifadesiyle olumlu geçti. O görüşmeden sonra biz İlham Bey’le öte yandan bir daha görüşmüştük. Aldığım bilgilere göre istikamet üzere gidiliyor ve yakında da inşallah o bölgeyi kapsayacak havaalanının da açılışı yapılacak” cevabını verdi.

“Şu anda maalesef terör noktasında aşağı yukarı İskandinav ülkelerinin hepsi bu işin kuluçkası”

İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği konusundaki gelişmelerin sorulması üstüne Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

“Biz Finlandiya’ya da İsveç’e de NATO Genel Sekreteri’nin de yer aldığı masada şartlarımızı çok açık net söyledik. Gizli saklı herhangi bir şey yok. Şartımız bu ülkelerin terör örgütlerinin faaliyet ve gösterilerini sonlandırması, ellerindeki teröristleri iade etmesi. Biliyorsunuz PKK/PYD/YPG ve FETÖ’yü terör örgütü olarak burada kayıtlara girdik. Bunları vereceksiniz dedik. Parlamentolarına varıncaya kadar bu terör örgütünü bunlar besliyorlar. Sanki kuluçka yuvası gibi. Bu Şekilde bir vaziyet var. Şuanda bunlar bize verdikleri sözü yerine getirmedikleri takdirde bizim de bu işe olumlu bakmamız mümkün değil. Öbür taraftan sağ olsun bizim muhalefet zaten elimizden tüm malzemeleri hemen kapıveriyor. Onlar dediler ki zaten biz bu işe fırsat vermeyiz. Bir kez Yunanistan’ın tekrardan NATO’ya girmesinin önünü siz açtınız. Adamlar çıkmıştı, siz tekrar soktunuz içeri. Bunları halkımıza, hele gele gençlerimize anlatmamız gerekir. Şu anda maalesef terör noktasında aşağı yukarı İskandinav ülkelerinin hepsi bu işin kuluçkası. Norveç de bu şekilde. Her ne kadar şu anda Sayın Genel Sekreter oralı olsa da ama maalesef onlar da öyle. En ilerisi Almanya, orada da öyle. Fransa, Hollanda, İskandinav ülkeleri, İngiltere, İtalya öyle. Tamamında vaziyet bu. Batı’nın şu anda bu konuda konuşacak esasında ne mecali ne hakkı var.”

“Ukrayna tahılının Karadeniz üstünden ihracı konusunda uzun zamandır yoğun çalışma içerisindeyiz”

Özellikle tahıl krizi noktasında Türkiye’nin öncülüğünde Ukrayna, Rusya ve BM temsilcilerinin katılımıyla İstanbul’da gerçekleşen toplantının sorulması üstüne Erdoğan, “Şu anda bizim rolümüz, ev sahibiyiz. Ev sahibi sıfatıyla bir arabuluculuğumuz var. Ukrayna tahılının Karadeniz üstünden ihracı konusunda uzun zamandır yoğun çalışma içerisindeyiz. Bu konuyu Sayın Putin ve Sayın Zelenskiy’le müteaddit kereler görüştüm. Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlıklarımız da kendi muhatapları nezdinde görüşmeler yürüttü. Sonuçta geçen hafta İstanbul’da yapılan teknik toplantıda BM planı çerçevesinde sürecin ana hatları üstünde bir mutabakat oluştu. Artık bu hafta bu mutabakatı yazılı bir metne bağlamak istiyoruz. Önümüzdeki günlerde de planın uygulamaya başlamasını temenni ediyoruz. Süreç İstanbul’da kurulacak bir koordinasyon merkezinden yürütülecek. Burada ülkemizin yanı sıra, Rusya, Ukrayna ve BM’den yetkililer bulunacak. İlgili bütün tarafların güvenini haiz olan ülkemiz, kurumlar arası bir yaklaşımla sürecin sağlıklı biçimde yürütülmesi için lüzumlu eşgüdümü yapacak. Küresel gıda güvenliği bakımından kritik önem arz eden bu hassas süreci nihayete erdirmek için yoğun gayretlerimiz devam ediyor” diyerek konuştu.

“O belirtti, ben de yaptım”

15 Temmuz anma törenleri hakkında muhalefet kanadının söylemlerinin sorulması üstüne Erdoğan, “Onların bizim ak dediğimize ak demesi mümkün mü? Onların görevi kara demek. Türkiye’nin en büyük talihsizliği, demokrasinin gereği olan bir muhalefete sahip olmadığıdır. Bizde bu şekilde bir muhalefet yok. Batı ülkelerinde, bazı yerlerde muhalefet gene bizdeki gibidir ama birçoğunda gelirler iktidarlarını desteklerler. Ama bizde bu şekilde bir şey yok. Yalan üstüne kurulu bir siyaset anlayışı var. Ana muhalefette de öyle, yavru muhalefette de öyle, masanın altındakinde de öyle. Tamamının şu andaki yapısı bu. Onlar karşımızda ama milletimiz bizim yanımızda. Cumartesi günü Kayseri’deyim. Toplu açılışlar yapacağım. Kayseri’de caddeler, meydanlar zaten gereken yanıtı gerekenlere verecektir. Aynı gün gene Kayseri’de büyük bir fabrikada işçilerle toplantım olacak. Durmuyoruz, çalışıyoruz. En son Bay Kemal’in KYK ile alakalı söylediklerini duydunuz. Ondan sonra da ben söyledim yaptı noktasına geldi. Hep öyle oldu zaten. O belirtti, ben de yaptım” dedi.

“Büyükşehirlerde acaba yatırım noktasında çeşme musluğu değiştirmekten başka bir nitelikleri var mı”

Muhalefet kanadının EYT noktasında son zamanlarda yaptığı açıklamaların sorulması üstüne Erdoğan şunları kaydetti:

“Onlara gelmeden şunu bir düşünelim. Bu arkadaşların elinde 14 adet büyükşehir var mı? Peki, bu büyükşehirlerde acaba yatırım noktasında çeşme musluğu değiştirmekten başka bir nitelikleri var mı? Geçelim. Kağıthane’de, Silahtarağa’da bunlar ne yaptılar? Temel atma değil temel atmama adımını gerçekleştirdiler. Bu da herhalde siyasetin tarihine çok enteresan bir adım olarak geçmiştir. Bir insan temel atar övünür. Onu da geçiyorum. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bizim arkadaşlarda olduğu dönemde metro tünelleri açıldı. Bunlar geldi, Sancaktepe’de metroyu doldurdular. Tüm hafriyatı oraya dökerek bunu doldurdular. Ben tabii Bay Kemal’e soruyorum; bunun, siyaseti geç, insanlıkla bağdaşır yanı var mı? Buraya yapılmış olan bir masraf var. Sen şuanda geliyorsun burayı hafriyatla dolduruyorsun, üstüne sanki petrol kuyularına beton döker gibi betonu döküyorsun ve buradaki vatandaşı, kendisine gelecek metrodan maalesef mahrum ediyorsun.

Onu da geç; bir yerde de bir adet şu şekilde köprü yapın da köprünüzle övünelim. Hiçbir adımları yok. Şu anda Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, Nissibi Köprüsü, diğer tarafta Cumhuriyet tarihinde değil dünya tarihinde ilk üçe giren Çanakkale’deki köprüyü hiçbir şeyle mukayese ettirmem. Ulaştırma Bakanlığı rakamları verdi geçen gün. Rakamların tamamı muhteşem. Kimse bu denli rakamların gerçekleşeceğine olasılık vermiyordu. Ama şuanda bunların tamamı halloldu. Bu yollar bu şekilde gerçekleşirken sen İzmir milletvekilisin, İzmir milletvekili olarak İzmir’in büyükşehiri de sende. Bir yağmur olduğunda İzmir’i sel alıp gidiyor. İlçe belediye başkanları hakeza öyle. Biz ise işimize devam ediyoruz, yollarımızı yapıyoruz, onların yapması gerektiği halde yapmadıkları işi de biz yapıyoruz. Mesela Başakşehir’deki o dev hastanemizin yolu için belediye olarak rahmetli Kadir Bey’den sonra Mevlüt Bey’le de o işin yapım kararını vermiştik ama maalesef belediyede yetki beyefendiye geçince bu işi yapmayacağını belirtti.

Öyle de olunca ben de bu kez Ulaştırma Bakanıma talimatı verdim. ‘Hemen buranın yolunu, her şeyini sen yapacaksın. İnşallah bu hastanemize de gene Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın bir eseri olarak bu yolu, ulaşımı sağlamış olalım’ dedik. Birçok yerde buna benzer sıkıntıları yaşıyoruz. Bunları bir sormak gerekir. Bu kadar belediyen var, mesela Muğla Belediyesi bunlarda, her yer yangın; nerede senin itfaiyen arkadaş? Yok. Biz, Tarım ve Orman ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hep birlikte yüklendik ve hamdolsun 4-5 gün içinde edinilen tecrübelerle de söndürüldü. Ben kendim dahi gittim, baktım. Bakıyorsun İstanbul’da bir sıkıntı oluyor adam Fethiye’de, şurada burada. Öbürü bir başka yerde. Ya nerede olursan ol ama bu şekilde bir felaket olduğu zaman sen oranın sorumlususun, atlayacaksın geleceksin. Ben de yaptım bu belediye başkanlığını. En ufak bir şey olduğunda nerede olursam olayım hemen atlar, İstanbul’a döner gelirdim. Şu anda bile öyle.”

Putin’le yangın söndürme uçaklarını da görüştüklerini belirten Erdoğan, “Mesela burada Sayın Putin’le de amfibik uçaklar konusunu da görüştük. ‘Arkadaşlar görüşmelerini yapsınlar, biz de elimizde olanlardan olur, üreteceklerimizden olur tekrar bu işe adımı atalım’ şeklinde konuştu. Hamdolsun bu süreçte elimizdeki yangın söndürme uçakları, helikopterler, arazözler noktasında Orman Bakanlığımız kuvvetli. Her şeyden önce itfaiye erlerimiz kuvvetli. Jandarmamız da bu işlerin içine giriyor. Tabii bu yangınlar yalnızca bizde değil. İspanya’da 3 bin 500 hektar arazi kül oldu. Portekiz’de 950 hektar arazi kül oldu. Bu sıcaklar her yerde. Tüm bunlara karşın biz tedbirimizi alacağız, üç tarafı denizlerle kaplı olan bu ülkede her ne kadar helikopterlerimiz varsa da bunun yanında amfibik uçaklarımızı daha da artıracağız. Bunlarla birlikte inşallah bu işlerin hakkından gelip tedbirimizi alacağız. Mesela şuanda söndürme soğutmanın en uzunu 4-5 gün sürdü. Demek ki tedbirlerimiz yerinde olduktan sonra sağ olsun elemanlarımız, itfaiyecilerimiz, ormancılarımız çok iyi çalışarak sıkıntıları atlattık. Allah onlardan razı olsun” şeklinde konuştu.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.