Cübbeli Ahmet Hoca’dan darbe rüyası tabiri

Cübbeli Ahmet Hoca rüyasında darbe mi gördü, Cübbeli hocadan rüya tabiri! Son günlerde başlayan darbe söylentilerine Cübelli Ahmet'te katılarak rüyasında darbe yapıldığını ve annesinin katledildiğini anlattı.

Cübbeli Ahmet Hoca darbe rüyasında ne gördü sorusu canlı yayını takip eden vatandaşlar tarafından yoğun olarak araştırılıyor. FETÖ’nün annesini katlettiğini belirten ve kamuoyunda Cübbeli olarak tanınan Ahmet Mahmut Meşhur, koronavirüse yakalanmamak için muska yaptıranlara da sert çıktı. Rüyasında darbe olacağını gören 15 Temmuz darbe girişimini de rüyasında gördüğünü açıkladı. Peki Cübbeli darbe rüyasında ne gördü? Cübbeli Ahmet Hoca darbe ne zaman olacak? İşte cevabı. ..

CÜBBELİ DARBE RÜYASINDA NE GÖRDÜ?

Cübbeli darbenin askeri olacağını belirterek ‘Ben bu rüyayı yakın görmedim. Yakın derken var 6-7 ay. Bir kaç rüya gördüm 15 Temmuz’dan sonra. Bu rüyalara göre darbe tehlikesi var. Askeri bir darbe. Ben durduruldum, indirildim kimlik soruldu. Sokağa çıkma yasağı var. Böyle gördüm için Allah muhafaza buyursun’ şeklinde konuştu.

“Ben rüya gördüm darbe tehlikesi var!”

Tayyip Bey’in darbe söylentilerinden nemalandığını düşünmüyorum. Darbe söylentileri var. Ben darbe tehlikesi de var diyorum. Ben rüyalar gördüm var. Üç dört rüyam var ve dört beş senelik süreç. Benim ilk bir gazetede çıkmıştı bu rüyam. Yedi ay sonra 15 Temmuz oldu. Bu bir gazetede yazıldı. Yedi ay sonra 15 Temmuz oldu. Yazım derken röportaj yapılmıştı benimle. Ben gene darbe tehlikesi görüyorum.

FETÖ ve destekçileri değil. Yalnız şu var yani Canan Kaftancıoğlu, zaten DHKP-C kafasıyla PKK kafasıyla devlete seri katil diyen bir kafa. Darbe olsa ona mı yarayacak adeta? Darbe olsa ona da yaramayacak.

FETÖ’nün darbe yapacak kuvveti yok öyle görmedik. Darbe tehlikesi var ama yakında demiyorum. Darbe tehlikesi önümüzde mevcut. Ekonomik kiriz mi bahane edilir? İşte o zaman silahlanma ile alakalı gene uyardım. Selefi derneklerin silahlanması sonra Şialar’ın silahlanması. Suriye’de bunlar mevcut.

“Bu askeri bir darbe”

Ben bu rüyayı yakın görmedim. Yakın derken var 6-7 ay. Bir kaç rüya gördüm 15 Temmuz’dan sonra. Bu rüyalara göre darbe tehlikesi var. Askeri bir darbe. Ben durduruldum, indirildim kimlik soruldu. Sokağa çıkma yasağı var. Böyle gördüm için Allah muhafaza buyursun.

CÜBBELİ DARBE RÜYASINDA NE GÖRDÜ?

Kamuoyunun Cübbeli Ahmet olarak bildiği Ahmet Mahmut Meşhur, Hadi Özışık’ın Youtube kanalındaki sahur sohbetine katıldı. Anneler gününden koronavirüsle mücadeleye kadar pek çok konuyu değerlendiren Cübbeli, anneler gününde annesiyle olan ilişkisini anlattı. Annesinin cezaevinde kendisini ziyaret ettikten sonra hüzünlendiğini ve sağlığının bozulduğunu anlatan Cübbeli, FETÖ’nün annesini katlettiğini belirtti.

CÜBBELİ: RÜYAMDA DARBEYİ GÖRDÜM

İşte Cübbeli Ahmet’in programdaki sözlerinden bazı satır başları;

“Beni hapishanede görünce üzüldü ondan sonra da hastanelik oldu. Yemekten içmekten kesildi. Üç ayda erimiş. Biz fakat vefat haberini alabildik. Cezaevinden cenaze için izin aldık ama geceden gidilecekti ona da müsaade edilmedi. Bunların tamamı FETÖ’nün zulümleriydi.

“Annemi FETÖ katletti”

Anamın ahını aldılar. Annemin katili ilan ettim onları. FETÖ’cü savcılar bizi yargılayanlar tamamı hapishanede şuanda. Bir adet dışarıda yoktu. Annemi katlettiler, nedeni oldular. Herkesten ah almışlardır ama ben de kendi ahımı yaptım. Allah da onları ıslah etmedi. Son ayrılığımız hüzünlü oldu. Mezarda bırakmadılar beni. Güneş batmadan cezaevine yetişeceğiz diyerek. Kaçıyor muyuz arkadaş? Mezardan apar topar bizi götürdüler.

“Peygamber duası isteyen ana babasından dua alsın”

Annesi olanlar kıymetini bilsinler. Bir peygamber duası isteyenler anne ve babasının dua alsın. Ömür boyu bu duaların hayrını görecektir. O dualar çoluk çocuğunda da çıkacaktır. Onun anne babasına alakası, ilgisi, sevgisi, hürmeti, ikramı çoluk çocuğundan torunlarından ona dönecektir. Bu Allah’ın kaidesidir.

Anneler günü gibi bir günlük hediyelerle, arayıp sormalarla kutlamalarda değil. Onlar bizden ayrılana kadar dünya aleminden vuku bulana kadar ölümle her türlü ikram hürmet ve saygıyı koşul koşuyor Kur’an! Allah’a kulluk ikinci ana baba geliyor.

Fatih Altaylı’nın sorusu: Bilime mi güvenelim duaya mı?

Bunları birbirinden ayırmayalım. Çünkü Allah bize iki türlü önlem emrediyor. Kur’an Kerim’de ikisi de var. Bir ayetinde önleminizi alın, diğer ayetinde elinizle kendinizi tehlikeye etmeyin. Koranada kendimizi tehlikeye atmamak için karantinada duruyoruz, evden çıkmıyoruz. Tüm bunlar Kur’an emirleri.

Yine Kur’an-ı Kerim’de “Lokman’a hikmet verdik” diyor. Lokman kim? Bütün dünyanın bildiği Lokman Aleyhisselam. Şuanda hikmet ne? Eski tabirle hekim derlerdi doktora. Hikmet ise hekimin ilmi. Yani tıp! Tıp bilimini de biz öğrettik diyor. Dolayısıyla duayı da Kur’an emrediyor, “Dua edin ben sizin” için kabul edeyim.

MUSKA KORONADAN KORUR MU?

“Koronanın da ilacı var”

Şifayı oluşturan fakat Allah’tır. Allah da bize buyuruyor ki hem korunma tedbirlerinizi alın. Ölümle yaşlanmanın dışında koronanın da ilacı var. Tüm dünya şuanda aşısıyla uğraşıyor. Neden çünkü çaresi var. Kanserinde şekerinde var. Allah bunu indirmiş. Peygamberimiz tedavi olun diyor. Bazılarımız Allah’tan geldi diyor ama tedavinizi arayın.

“Hem ilacı içeceksin hem dua edeceksin”

Duada Allah’ın kaderindendir. Yani sen dua ederek Allah’tan şifa isteyerek o hastalığın gitmesini isteyerek Allah’ın kaderine başvuru ediyorsun. Dua da Allah’ın kaderidir, tedavide Allah’ın kaderidir. Şifayı yaratmadıktan sonra ne bilim, ne ilim, ne ameliyat yarar eder. İlla Allah oluşturacak. Zaten ilacı alırken de bu duayı yaparsın. Hem hapını içeceksin hem de Yarabbi bana şifa yarat diyerek dua edeceksin. Aynı hap birine yarıyor diğerine yaramıyor.

“Bizi Allah muhtaç etti, nedenler alemi diyerek”

Duanın anlamı şudur. Yarabbi sen doktora ilim öğrettin. Sen ilaçlara tesir koydun, bitkilere tesir koydun. Bunu yaradan sensin ama senin istediğin kişiye yararlı kılıyorsun istemediğin kişiye yarar etmiyor. Bunu herkes görüyor. Burada oluşturma devreye giriyor. Onun için nedenlere başvuracağız, ilime de başvuracağız. İlime, hekime, eczaneye muhtacız. Allah muhtaç etti, nedenler alemi diyerek. Bunu da ihmal edemeyiz. İki taraflı yapacağız. Kuş tek kanatlı uçmaz.

Korona duaları ve muskalar için ne şeklinde konuştu?

Ben siteye koydum. Hadisler ve ayetlerden dualar. Zaten web sitesi ücretsiz, parasız. İsteyen Allah’a yalvarsın. Allah’a yalvarmanın duaları burada.

Bazı şeyler işittim muskalar gibi. Bunlar tabii doğru şeyler değil. Bir de fırsatçılık oluyor. Sen kitap yazarsın, dualar koyarsın. Bunlara kaynak koyarsın. Bunlar alınır okunur, kitaptır.

Şu ara kimin neyi yaptığından haberi yok. İnternetin imkanlarını öyle biçimde kullanıyorlar ki değişik fetvalar veriyorlar. Bakıyorsun ayeti yanlış okuyor, manayı yanlış veriyor. İntihal çok yani çalmalar. Mesela bir kitaptan alıyor ama söylemiyor kendi bulmuş gibi. Bunların tamamı kul hakkı.

Bir de bu şekilde insanların hastalık günlerini fırsata çevirip de şunu yaparsan korona sana kesin vurmazı kimse diyemez. Allah’a dua edilebilir. Her şeyi paraya döndürme şeyi maalesef. Denize düşen yılana sarılmış olabilir. Bunları tasvip etmem mümkün değil.

“Alevi dedelere maaş ödenebilir”

Bana göre orası bir ibadethane değil belki tekke hükmünde diyebilirim. Kendi ritüllerini yapıyorlar. Orada hizmet alıyorlar, cenazelerini kaldırıyorlar. Vergiler yalnızca Sünniler’den de alınmıyor, Alevi vatandaşlarımızdan da alınıyor. Alevi ve Sünniler’in verdiği vergilerden bir harman edilmek suretiyle burada Alevi dedelerine, Cem evlerindeki görevlilere maaş vermesinde ben problem görmüyorum. Orada bir vazife yapıyor. Benim bu şekilde kin ve nefretim yok.

Sevda Noyan’ın “komşularımın listesini” yaptım sözleri

Çok yanlış, çok üzüldüm! Adnan Oktar meselesinde uyardım, FETÖ’de uyardım. Bunlardan dolayı da hapis yattım. IŞİD meselesinde canım tehlikeye girdim. Bir insana faydam olur mu diyerek düşündüm.

Muhalifler bazı şeyleri abartıyorlar. Bu abartı değil tabii ki… Bu şuanda hakikaten konuşulmuş.

Bir Müslüman’ın benim komşum Yahudi olsa, Hristiyan olsa fırsat bulduğumda onu kesmek için değil gece kalkıp “Ona hidayet eyle, onu da cennet ehlinden eyle” diyerek dua edemiyorsam zaten adam değilim. Bu çok tehlikeli bir yaklaşım. Buna ne gerekiyorsa icabı yapılmalı. Yaptığı suç!

“Ben adalettin yanayım”

Başka bir kanalda bu şekilde bir konuşma bizim taraf ile ilgili yapılsa, eğer oraya ceza kesiliyorsa ona da kesilmeli. Ben adaletten yanayım. Annem rahmetli “idama gitsem doğruyu söylerim Ahmet” derdi. Şuanda başka kanalda bu olduğunda bu şekilde oluyorsa, bizden biri diyerek bunu muaf tutamayız.”

Haber Etiketleri

'Cevap kağıdım sosyal mesafeyi korudu' diyen öğrenci herkesi güldürdü

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı