Çocukluk çağında yapılan tarama testleri işitme kaybından koruyor

Doğumdan sonra yapılan tarama testleri sayesinde çocuklarda meydana gelebilecek sağlık problemleri erken dönemde keşfedilmiş oluyor.
Takip et
Çocukluk çağında yapılan tarama testleri işitme kaybından koruyor
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Bu sayede çocukta herhangi bir sağlık problemi varsa işitme tarama testleri sayesinde erken müdahale edilebiliyor.

Çocuklarda işitme kayıplarının önlenmesinde erken aşamada uygulanacak tarama testleri kritik önem taşıyor. Doğumdan hemen sonra yapılacak tarama testleriyle çocukların olası işitme sorunları tespit edilerek; sosyal izolasyon, okul başarısı ve dil gelişimi gibi problemleri en aza indirmek mümkün hale geliyor.

May İşitme Cihazları Eğitim Sorumlusu Odyolog Seda Başkurt, insan yaşamında dil edinimiyle başlayan sürecin, işitme ile doğrudan ilişkili olduğunu söyleyerek, sözel iletişimin temeli olan dilin insan ilişkilerinin de temelini oluşturduğunu ifade ederek, “Dil edinimi çocukluk çağında meydana gelmektedir. Sıklıkla 5 yaşına kadar çocuklarda dil edinimi tamamlanmakla beraber, dil edinimi için sağlıklı işitebiliyor olmak gerekir. İşitme kaybı ile dünyaya gelen çocuklarda dil edinimi işitme kaybının tedavi edilmediği durumlarda yaşıtlarından geri kalabilmektedir. Bu yüzden işitme kaybının erken teşhisi ve tedavisi çocuğun akranlarına yetişmesi için kritik önem taşımaktadır. İşitme problemi çocukta artikülasyon problemleri, gecikmiş konuşma gibi dil gelişim problemlerine sebep olabilmektedir” görüşünü kaydetti.

Tarama testleri 81 ilde de yapılabiliyor

Tarama testlerinin çocuklardaki olası işitme kayıplarının tespitinde ve tedavisinde önemli bir avantaj sağladığını söyleyen Seda Başkurt, Ülkemizde Ulusal Yenidoğan İşitme Taramaları kapsamında; yenidoğan her bebeğe kamu hastaneleri, özel hastaneler ve üniversite hastaneleri gibi doğumun gerçekleştiği tüm hastanelerde işitme testi yapıldığını ifade etti. Başkurt, 2008 yılından bu yana 81 ilde devam eden bu programda yapılan testin bebeğe acı veren bir uygulama olmadığını vurguladı.

İşitme kaybının sonradan geçirilen enfenksiyon hastalıkları, kafa travmaları, kulağa alınan darbeler, sık orta kulak iltihabı, yüksek sese uzun süre maruz kalma gibi sebeplere bağlı olarak sonradan da ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Başkurt, “Doğumdan hemen sonra yapılan yenidoğan işitme taramalarında testten geçen bebekler pek çok sebepten ötürü ilerleyen yıllarda işitme kaybına maruz kalabilmektedir. Bu sebeple okul çağına başlayan tüm çocuklarda ülke genelinde 81 ilde 2015 yılından bu yana 1.sınıflara okul çağı işitme taramaları Sağlık bakanlığı tarafından verilen odyometre cihazları ile toplum sağlığı merkezinde görev alan sağlık personelleri tarafından yapılmaktadır” dedi.

İşitme kaybı tedavisinde hangi yol izlenmeli?

İşitme testi sonuçlarının Sağlık Bakanlığı tarafından takip edildiğini anlatan Odyolog Seda Başkurt, ‘’İlk T-ABR testinden geçemeyen çocuk işitme kayıplıdır, diyemeyiz. Aileler bu durumda paniğe kapılmamalı ve ikinci test sonuçlarını beklemelidirler. Sıklıkla doğum sonrası kulakta sıvı birikimine bağlı ilk testten geçemeyen bebekler ikinci kez yapılan T-ABR testinden geçmektedir. Eğer ikinci defa yapılan testten de geçemezlerse referans merkeze sevk edilerek detaylı işitme testleri yapılacaktır” dedi.

İşitme kaybı tanısı konulan bebeklere vakit kaybetmeden tedaviye başlanması tavsiyesinde bulunan Başkurt sözlerine şöyle devam etti: “Çocuğun işitme kaybının, yaşının ve dil gelişiminin göz önünde bulundurulduktan sonra işitme kaybını tedavi etmek amacıyla ilaç tedavisi, işitme cihazı ve işitsel implant uygulamaları yapılmalıdır. Daha sonra özel eğitim ve rehabilitasyon desteği aldırılarak işitme kaybının meydana getireceği dil ve konuşma problemleri ekarte edilmelidir.”

Kaynak: Hibya Ajans

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.