Çocuklar’da krup hastalığı tehlikesi, krup nedir?

Baş-boğaz ağrısı, burun akıntısı, ateş ve devamlı öksürük! Çocuğunda bu belirtileri gören soluğu, ‘COVID-19’a yakalandı’ endişesi ile hastanede alıyor. Bunun sebebi Krup…Çocukları tehdit eden bu hastalık yaz aylarında artışa geçti. Yüz yüze eğitime kısa bir müddet kala veliler endişeli uzmanlar ise uyarılar…
Takip et
Çocuklar’da krup hastalığı tehlikesi, krup nedir?
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Delta-Delta Plus varyantlarının semptomları ile neredeyse aynı olan Krup hastalığı için uzmanlar uyarıyor. Hürriyet’te Nuray Babacan’ın haberine göre Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hilal Kızıldağ Göktürk Krup’un kışın daha fazla görüldüğünü fakat bu ara sıklıkla karşılaşmaya başladıklarını doğruluyor:

Geçtiğimiz kış daha az rastlamıştık. Tabii hijyen kurallarına uyum vardı, maske ve mesafe ile teması azaltmıştık. Yazın gelmesi, kısıtlamaların gevşemesiyle bizlerde de biraz rahatlama oldu. Temasın artması ile tekrardan görmeye başladık. Hızlı yayılıyor ve son günlerde klinikte de sıklıkla görmeye başladık

Krup nedir? Koronavirüs ile bir bağlantısı var mı? Çocuğunuzun Krup mu alerji mi yoksa CovId-19 mu olduğunu nasıl anlarsınız? Dr. Göktürk şu şekilde anlatıyor:

Köpek havlaması gibi

“Üst solunum yolu hastalıkları genellikle; ateş, iştahsızlık, baş-boğaz ağrısı, kulakta tıkanma hissi, öksürük, burun akıntısı ve tıkanıklığı, halsizlik, kas eklem ağrıları gibi şikâyetlerle seyretmektedir. Krup da esasında koronavirüs gibi bir üst solunum yolu enfeksiyonudur fakat ses tellerinin hemen altında, soğuk algınlığının devamı biçiminde, ödem olarak ortaya çıkar. Buna bağlı olarak da nefes alma esnasında bir solunum güçlüğü meydana gelir. Hastalığın en tipik bulgusu havlar şekilde boğuk bir öksürük, geceleri daha da belirginleşen soluk darlığıdır. Buna halk arasında ‘köpek öksürüğü’ de denilir. Gürültülü, kuru, kolay kesilmeyen bir öksürüktür. Genellikle 3 ay-6 yaş aralığındaki çocukları tutar. Kreş, yuva, okul gibi kalabalık ortamlarda öpme, yakın pozisyonda konuşma, hapşırma, öksürme ile havaya saçılan damlacıklardaki virüslerin, ağız ve burundan alınmasıyla kolaylıkla bulaşır. En sık rastlanan etkenlerinden birisi de parainfluenza virüsüdür.”

“PCR testi istiyoruz”

“Normalde özel bir laboratuvar testi ya da test yapılmaksızın muayene ile Krup tanısı koyardık fakat bulaşıcılığının daha yoğun ve kolay olduğu, şu an Türkiye’de bulunma oranı yüzde 90’ı geçen Delta ve sayısı her geçen gün artan Delta Plus varyantının semptomları da neredeyse aynı; boğaz ağrısı, burun akıntısı, ateş ve öksürük. Bu semptomlarla baş vuran bütün hastalarımıza PCR testi yapıyoruz. Negatif ise Krup tedavine başlıyoruz. Soğuk buhar uygulanması, bol ılık sıvı içirilmesi, yüksek ateş varsa ateş düşürücü verilmesini öneriyoruz. Hastalık ağır geçiyorsa oksijen, kortikosteroid tedaviler yapılabilir. Bu hastalık sıcak sevmez! Ihlamur, adaçayı gibi bitki çaylarını da bu sebeple önermeyiz. Yerine soğuk uygulamalar yapılmasını, bolca dinlenmeyi, bol sıvı alımı ve C vitamini takviyesini önerebilirim. Bu hastalık, elbette Covıd-19 kadar olmasa da bulaşıcı. O yüzden hastaya fazla yaklaşılmamalı. Çocukları birbirinden uzak tutmak, hijyene dikkat etmek çok mühim. Bu Şekilde bir vaziyetten şüpheleniyorsanız ya da teşhis aldıysanız, hele de bu şekilde bir salgın döneminde, çocuğu okula göndermemekte yarar var.”

Pandemi öncesine döneceğiz

Türkiye Solunum Incelemeleri Derneği Çocuk Göğüs Hastalıkları Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Ayşe Tana Aslan, okulların kapalı-çevirimiçi eğitimin devam ettiği, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı dönemde viral üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının neredeyse parmakla sayılacak kadar az olduğunu söyleyerek, “Çünkü o dönemde maske-mesafe-hijyen önlemlerine sıkı uyuluyordu. Kuralların gevşemesi, maskelerin çıkmasıyla viral solunum yolu rahatsızlıkları da tekrardan yükselişe geçti.

Yüz yüze eğitime başlanmasıyla, koranavirüs enfeksiyonu kadar, öbür enfeksiyonlarla da tıpkı pandemi öncesi olduğu sıklıkta karşılaşacağız” diyor.

Semptomlar karışabilir

Prof. Dr. Aslan üst solunum yolu rahatsızlıklarının semptomlarının; ateş, öksürük, burun akıntısı gibi, COVID-19 ile benzeşmesi sebebiyle ebeveynlerin paniğe kapılmaması gerektiği hatırlatıyor, şu şekilde devam ediyor: “Örneğin Krup’un çok spesifik, havlar tarzı bir öksürüğü olur fakat bu demek değil ki COVID-19 ile karışmaz, elbette karışabilir, üstelik yeni varyantlardan bahsediyoruz. DSÖ’nün izleme listesine aldığı ve yenice gündeme gelen ‘Mu’ varyantı var mesela. Bu varyantların ne semptom vereceği belli değil. Ne siz ne de başkası sizin yerinize doğru tanı koyamaz. O sebeple en ufak belirtide hekime başvurmalısınız. Teşhis konulana kadar çocuğu okula göndermemek de akıllıca bir yaklaşım olur.”

Yüz yüze eğitim mühim

“Yeri gelmişken belirteyim; TÜSAD olarak okullarımızda öğretmenlerimizin, personelin ve bütün okul çalışanlarının aşılanmasını çok önemsiyoruz. İki doz aşı ve ikinci aşıdan sonraki 15-20 gün içinde bağışıklık oluşuyor.

Yüz yüze eğitim mühim. Çocuklarımızın psikolojik, sosyal ve akademik olarak bir arada olmaya ihtiyacı var. Yeterince ekran önünde kaldılar. Dolayısıyla kurallara uyarak, ebeveynler olarak paniğe kapılmadan, sağlıklı bir eğitim-öğretim senesi geçirmek mümkün.”

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.