Özgür Arduç’un 4 Sayfalık İfadesinin Tamamı Ortaya Çıktı

Ceren Özdemir’in katili Özgür Arduç’un 4 sayfalık ifadesinin tamamı ortaya çıktı. İfadede Arduç’un söyledikleri adeta kan dondurdu. Arduç’un ifadesi idam cezası tartışmalarını yeniden gündeme getirecek gibi.

Ordu’da 20 yaşındaki Ceren Özdemir’i öldürdükten sonra yakalanan katil Özgür Arduç’un polise verdiği ifadede “Cezaevinden çıkarsam gene insan öldürmeyi düşünüyorum” dediği gün yüzüne çıktı.

Ordu’da üniversite öğrencisi Ceren Özdemir’i bıçaklı saldırı neticesi öldüren ve sorgusunda suçunu itiraf eden zanlı Özgür Arduç’un polise verdiği ifadenin hepsi gün yüzüne çıktı.

Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın haberine göre Arduç, emniyetteki ifadesinde “Cezaevinden çıkarsam gene insan öldürmeyi düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Arduç’un polise verdiği 4 sayfalık ifade şöyle:

– 1987 senesinde üç yaşındayken dedem tarafından yetimhaneye verildim. 2002’ye, yani 18 yaşına kadar değişik illerde yetimhanede büyüdüm. En son Erzurum Yetiştirme Yurdu’ndayken yurttan ayrıldım. Yurdun kütüphanesinden kitap çalarak ayrıldım. Ayrıldıktan sonra İspir Yatılı Okulu’nda kaldım. 2002’de Ordu’ya geldim. Ordu’da daha önce yurtta kalmıştım. Geçimimi devamlı hırsızlık yaparak sağlıyordum. Çalışarak kazanç elde etmezdim. 2005 senesinde devamlı bally kullanırdım.

’12 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU BIÇAKLADIM’

– Bir gün Ayışığı otoparkında iken daha önce görmüş olduğum 12 yaşında bir erkek çocuğunu gördüm. Yanıma gelerek, benimle sohbet etmeye başladı. Fakat çocuğun bu tavırları beni rahatsız etti. Bu nedenle Selimiye Mahallesi’nde boş bir eve götürdüm. Ve burada çocuğu karın bölgesinden bıçaklamak suretiyle öldürdüm. Sonrasında polisler beni yakaladı ve cezaevine girdim.

‘DUVARDAN ATLAYIP FİRAR ETTİM’

– 2018 Şubat’ta Rize Kapalı Cezaevi’nde yatmaktayken, açık cezaevine geçmeye hak kazandım. Fakat firar ettim ve Ordu’ya geldim. Huzurevi deposuna konaklamak için girdiğimde polisler beni yakaladılar ve tekrar Efirli Kapalı Cezaevi’ne (Ordu) teslim ettiler. 28 Ekim 2019’da açık cezaevine geçtim. 30 Kasım’da gece 22.00 sıralarında açık cezaevinde duvardan atlayarak firar ettim. O gece cezaevi yakınlarında bir bahçede uyudum. Ertesi gün Ordu merkeze gelmek için Efirli’de dolmuşa binip Aynalıkavşak’ta indim.

‘BİR İNSAN ÖLDÜRMEK İSTEDİM’

– Dolmuştan indiğimde, artık cezaevinden çıktığım için insanların benden korkması gerektiğini düşünerek, bir yerden bıçak çalıp insan öldürmek istedim. Sonrasında Fidangör’de bulunan, sahibini önceden tanıdığım pastaneye gittim. Burada kendisi bana limonata ve pasta ikram etti. Sonrasında Novada AVM’ye girdim. Bir mağazaya giderek, giysilerin alarmını burada keserek, yanımda götürdüğüm poşete koyup mağazadan çıktım ve jandarma karşısında bulunan hamama gittim. Çaldığım giysileri giydim.

‘OTELCİYE BENDEN KORK DEDİM’

– Hamamdan çıktıktan sonra Vegas Otel’e gittim. Otel sahibine burada kalmak istediğimi, kimliğimin olmadığını söyledim. Kendisi ilk önce beni almak istemedi. Ben de kendisine ‘Bu saatten sonra polis de savcı da asker de benim. Bu gece korkacaksan benden kork’ dedim ve 30 TL karşılığında otelde bir gece kaldım.

MARKETÇİ SON ANDA KURTULDU

– Saat 07.00’de otelden ayrıldım. Otele yakın bir berberde sakal ve bıyık tıraşı oldum. Sonra Çivil Irmağı’nın kenarında hırdavatçıdan bir bıçak aldım. Sonra Migros Market’e girdim. Meyve, çikolata ve bisküvi alıp poşete koydum. Fakat görevlilerden birinin benden şüphelendiğini fark ettim. Bunun üstüne aldığım malzemeleri ve hırdavatçıdan çaldığım bıçağı bırakmak mecburiyetinde kaldım. Bu görevliyi öldürmeyi düşündüm. Fakat bunu gerçekleştiremeden marketten çıktım.

‘NE ÇIKARSA TAKİP EDİP ÖLDÜRMEYİ DÜŞÜNDÜM’

– Bir işyeri önündeki tezgahtan, üstünde Sürmene yazılı et bıçağı çaldım. Sonra insan avına çıktım. Karşıma kadın, erkek, çocuk olsun, ne çıkarsa takip edip sota yerde bıçaklayıp parasını alarak, telefonunu kırıp atmayı düşündüm. O gün çeşitli şahısları takip ederek bıçak ve tornavida ile öldürmeyi düşündüm. Fakat son anda başkaları karşıma çıkınca gerçekleştiremedim. Gece Murat Kent Sitesi civarında şoförü bayan yahut öğrenci olabilecek araçları takip ettim. Amacım, şoförünü öldürerek, aracı çalmaktı. Fakat beklediğim gibi bir şoför bulamadım.

Gece, Ateş Çebi İnşaat’a girerek kaldım. Birkaç kez, satın aldığım bally kokladım. Bally’yi de işyeri sahibini öldürerek, para vermeden almayı düşündüm fakat gerçekleştiremedim.

‘KİMİ ÖLDÜREBİLİRİM DİYE DÜŞÜNEREK İNSANLARI TAKİP ETTİM’

– 3 Aralık günü sabah inşaattan çıktıktan sonra, her zamanki gibi ‘Kime zarar veririm, kimi öldürebilirim’ gibi düşünerek, insanları takip etmeye başladım. Sonra karşıma bir bayan çıktı. Bayanı takip ederek, evinin olduğu binayı öğrendim. Fakat hangi daireye girdiğini göremedim. Ama bu kızı öldürmeyi çok istedim. Cezaevinden çıktıktan sonra adresini tespit etmiş olduğum bayanı gene öldüreceğim.”

‘GÖZÜME KESTİRİP TAKİP ETTİM’

– Saati tam hatırlayamadığım bir vakitte Fidangör istikametinde yürüyerek, Novada AVM’nin yanına geldim ve Özkök Market tarafındaki kapıdan içeriye girdim. Bir süre AVM’nin içinde dolaştıktan sonra gene AVM içerisinde bulunan Afta Market’e girdim. Burada üç tane meyveli gazoz aldım. Bu içeceklerin parasını ödemeden marketten çıktım. Süleyman Felek Caddesi’ne geldiğim esnada, kısa boylu, şu an giysilerini hatırlayamadığım bir bayanı gözüme kestirerek, takibe başladım. Bayanı takip ederken, ara sıra aramıza mesafe koyup ara sıra yan yana gelerek yürüdüm. Fakat bayanı takip ederken hangi yoldan yürüdüğümüzü hatırlamıyorum. Fidangör’de yokuş bir yere geldik. Bu sırada bayan benim ortalama 10 metre önümde yürüyordu.

‘KAPIYA GELİP ZİLE BASTI’

– Bu yokuşu çıkarken, bayanı öldürmek istedim. Fakat yakınımızda yaşlı bir erkek şahıs daha yürüdüğü için bayanı öldüremedim. Yokuşu bitirdiğimizde bayan, evinin bulunduğu binanın önüne geldiği sırada bizim yakınımızda yürüyen yaşlı şahıs yan taraftaki binaya girdi. Benim takip ettiğim bayan ise evinin bulunduğu bina kapısına giderek, zile bastı. Ben bu arada kutu içerisinde bulunan bıçağı çıkararak, sağ elime aldım. Kesici kısmını elimle tutup sap kısmını montun koluna sokarak beklemeye başladım. Amacım, bayanı bıçaklayarak öldürmek ve çantasını almaktı.

‘BAKAR MISINIZ DİYEREK SESLENDİM’

– Bu arada binanın son katında bulunan evin penceresinden bir bayanın bana baktığını gördüm. Benim takip ettiğim bayan ise binanın dış kapısından içeri giriyordu. Tam kapıyı kapatacağı sırada bayana hitaben ‘Bakar mısınız, burada Metin’ dediğim anda bayanla beraber apartmanın içerisine girdim. Bıçağı çıkarıp bayanın vücudunun ön tarafına rastgele iki kez soktum. Bayan bağırarak yere düştü. Ben bıçağı vücuduna soktuğum sırada baktığımda kesici kısmın hepsinin vücuduna girdiğini gördüm. Bıçağı çıkardıktan sonra amacım bıçaklamaya devam etmekti. Fakat pencereden bayanın beni görmesinden dolayı acele davranarak, bayanın çantasını almadan, olay yerinden elimdeki bıçakla koşarak uzaklaştım.

‘DAHA ZAYIF DİYEREK SEÇTİM’

– Ben cezaevinden çıktıktan sonra bayan ve genç erkekleri öldürmeyi planlıyordum. Bunları seçmemdeki amacım, zayıf olmaları ve daha kolay öldürebileceğimi düşünüyordum. Ben insanların daha iyi imkânlarla yaşadığını kıskandığımdan dolayı öldürmeyi düşünüyordum. Bugüne kadar psikolojik tedavi görmedim ve ilaç kullanmadım. Bundan sonra kendimi öldürmeyi de düşünüyorum. Yaptıklarımdan pişman değilim. Cezaevinden çıkarsam gene insan öldürmeyi düşünüyorum.

‘ÖLDÜREBİLECEĞİM BAŞKALARINI ARADIM’

– Kaçarken bıçağı montun cebine koydum ve kestirme yollardan ilerlerken, bir duvardan atladım. Ben duvardan atlarken, yaşlı bir erkekle bir bayanın bana doğru baktığını gördüm. Merdivenlerden sahil istikametine indim. Giresun istikametine doğru bir süre koştum. Amacım, bir an önce ağaçlık bir alan bularak, ortalıkta gözükmemekti. Teleferik istasyonu civarında bir süre oyalandım. İş yerlerini dışarıdan kontrol ederek, içeride alabileceğim para olup olmadığına baktım. Burada oyalanırken, etrafta gene öldürebileceğim bir bayan aradım. Fakat etrafta başkaları olduğundan bunu gerçekleştiremedim. Bir gün öncesinde kaldığım inşaata tekrar geldim. Gece bu inşaatta yattım.

– Sabah bir marketten cips çaldım. Başka bir marketten bir meyve çaldım. Ardından altında çay ocağı bulunan bir caminin yanına geldim. Çay ocağına girerek, bir süre oturdum. Bu esnada çay ocağına altı yaşlarında bir çocuk ile annesi geldi. Annesi çocuğu bırakarak ayrıldı. Ben çocuğu seyretmeye başladım. İçimden kıskandım ve öldürmeyi düşündüm. Fakat yaşamasını istediğimden bu düşüncemden vazgeçtim.

– Sonra otogar istikametine yürüdüm. Otogarda, öldürmek maksatlı bir bayanı takip ettim. Sonra başka bir bayanı görünce, onu takip ettim. Sonra karşıma şoförü bayan olan bir araç çıktı. Bu bayanı da öldürmeyi düşündüm fakat çevrede insanlar vardı.

‘LOKANTAYA GİRDİM’

– Sonrasında otogarın İsmetpaşa Caddesi tarafından çıkarak bir lokantaya girdim. Ayakta duran şahsa akşam İstanbul’a gideceğimi, buraların yabancısı olduğumu, bir çorba içme şansımın olup olmadığını sordum. Kendisi bana patronun olmadığını belirtti. Bu esnada bu şahsın yanına gelen başka bir şahıs, ‘Senden ne istedi?’ diyerek sordu. Çorba istediğimi söyleyince yanımızdan uzaklaşarak telefonla konuşmaya başladı. Beni ihbar edeceğinden şüphelenip çıktım.

‘BOĞAZINI KESECEKTİM’

– İsmetpaşa Caddesi’nde yürümeye başladım. İki polis yanıma gelerek, beni kollarımdan tuttu. Etrafımız kalabalıklaştı. İki polis beni alarak, otomobile bindirdi. Biri yanıma oturdu. Diğeri aracı sürüyordu. Biz hareket halindeyken, cebimdeki bıçağı çıkardım. Amacım, bıçağı polislerin boğazına sokmaktı. Bıçağı yanımda oturan polisin boğazına sokacağım sırada kendisi bana döndü ve bu nedenle bıçağı göğsüne soktum. Polis bana engel olmaya çalıştığından dolayı başka neresine ve kaç kez bıçak soktuğumu hatırlamıyorum. Aracı süren polis aracı durdurdu. Bıçağı elimden almaya çalıştılar. Alan dar olduğundan polislere bir daha bıçak vuramadım. Bıçağı elimden aldılar.

‘SİLAH SORDUM’

– Cezaevinde tanıştığım Ulubeyli H.İ.Ş. , eşinde silah olduğunu belirtmişti. Ben de firar ettikten sonra 2 Aralık günü Ulubey’e gittim. Bir muhtara H.İ.Ş.’nin evini sordum. Beni kiracısına götürebileceğini belirtti. Beraber bir eve gittik. Bayana H.İ.Ş.’nin eşini sordum. O da bayanın Ordu merkezde oturduğunu belirtti. Sonra da eşini aradı. Ben bayanın eşinden telefonu alarak, silah istedim. Şahıs da ‘O işlere ben bakmıyorum’ şeklinde konuştu. Ben de Ordu’ya geldim. İnsanları silahla öldürmeyi amaçlıyordum. Çünkü silahla öldürmek daha kolay geliyordu. Fakat silah alamadığımdan bu düşüncemi gerçekleştiremedim.

YENİDEN HAPSA ATILDI

– Özgür Arduç, dün Ordu’da emniyet ve savcılıktaki ifadesinin sonrasında sevk edildiği Sulh Ceza Hâkimliği tarafından ‘Canavarca hisle adam öldürmek’ suçundan tutuklandı.

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı