Ceren Damar davasında karar verildi!

Araştırma görevlisi Ceren Damar Şenel’in kopya çekerken yakaladığı öğrencisi tarafından öldürülmesine ilişkin davada, sanık Hasan İsmail Hikmet ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Araştırma görevlisi Ceren Damar Şenel’i üniversitedeki odasında tabancayla vurduktan sonra bıçaklayarak öldüren Hasan İsmail Hikmet’in yargılandığı dava, Ankara 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlandı.

Mahkeme, Ceren Damar Şenel’in öğrencisi Hasan İsmail Hikmet’i “canavarca hisle veya eziyet çektirerek, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

DHA’nın haberine göre; Ankara 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, cezada tahrik indirimi uygulamadı. Sanık Hikmet’in avukatı Vahit Bıçak daha önceki duruşmalarda tepki çeken ifadelerini yinelerken salondan tepkiler yükseldi.

CEZADA TAKDİR İNDİRİMİ UYGULANMADI

Sanığa ‘ruhsatsız silah bulundurmak ve silahla tehdit’ suçundan da 3 yıl hapis cezası verilirken, cezada takdir indirimi uygulanmadı.

Sanık Hikmet’in avukatı Bıçak, esas hakkındaki mütalaaya karşı yaptığı savunmada, “Ceren Damar Şenel’e adalet için buradayız, Hasan İsmail Hikmet’e adalet için buradayız. Sanık, bir kişiyi öldürmüştür. Bir kişiyi öldüren kişi, başka kişileri de öldürebilir. Sanık burada bir katliam yapmamıştır, seri cinayet de işlememiştir” ifadelerini kullandı.

SALONDA “SERİ CİNAYET” TARTIŞMASI

Şenel’in aile yakınlarının avukatları, Bıçak’ın bu ifadeleri üzerine araya girerek, “Bunun davamızla ne alakası var? İsterseniz cinayetin tarihinden başlayalım” dedi. Bıçak ise “Davanın başından bu yana müvekkilim vahşi, cani bir cinayet işlemiş, katliam yapmış gibi gösteriliyor” karşılığını verdi. Salonda bulunan izleyiciler ise “Sanık 17 bıçak darbesiyle öldürdü. Nasıl hunharca cinayet işlememiş” diyerek tepki gösterdi.

Bıçak, sanık Hikmet ile Şenel’in ilişki yaşadığı iddiasında bulunarak, şunları kaydetti:
“Sanık ile maktule arasında gergin başlayan ilişki bir müddet sonra yumuşamıştır. Bir gün sanık trafikte aracıyla üniversiteye giderken maktulenin yolda biriyle tartıştığını görmüş, arabadan inmiş ve araya girerek maktuleyi korumuştur. Maktule, sanığa teşekkürlerini bildirmiş, üniversitedeki odasına davet etmiş ve sanık kabul etmiş. Samimiyet her geçen gün artmıştır.

Sanık ile maktule arasında yakın bir ilişki gelişmiştir. Birlikte Fransızca dersi çalıştıkları bir gün maktule sanıktan hoşlandığını, sanığa özel hisler duyduğunu, sanığın kız arkadaşından ayrılması durumunda onunla ilişki yaşayabileceğini söylemiştir. Sanık bunu reddetmiştir. Maktule bu taleplerini devam ettirmiştir. Bu olaydan sonra da sık sık buluşmaya başlamışlardır.”

İLİŞKİ İDDİASI SALONU İKİNCİ KEZ KARIŞTIRDI

Bıçak’ın bu ifadelerine salonda bulunanlar tepki gösterdi. Araya giren mahkeme başkanı da Bıçak’a “Davanın sınırları içinde savunma yap” uyarısında bulundu. Başkan, müşteki avukatları ve salonda bulunanları da tepki göstermemeleri noktasında uyardı.

Savunmasına devam eden Bıçak, “Maktule, danışmanlığını yürüttüğü öğrencisiyle ilişkiye girerek görevini istismar etmiştir. Maktule, ‘kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak cinsel saldırıda bulunma’ suçunu işlemiştir. Maktule, hayatta olsaydı bu suçtan yargılanabilirdi.

Böylesine ağır bir suçun mağduru olmuş bir sanığın karşınızda olduğunu söylemek isterim. İlk cinsel saldırıdan sonra maktule baskılarını arttırmıştır. Sanığı okulda sıkıntıya sokacağını söyleyerek sanığı baskıya almıştır. Sanık, maktulenin tehditlerine boyun eğmek zorunda kalmıştır” iddialarında bulundu.

Bıçak’ın ardından savunması sorulan sanık Hikmet, “Yargılamanın her aşamasında pişmanlığımı belirtmek isterim. Adil bir yargılama olduğunu düşünmüyorum. Sanki engizisyon mahkemesindeymişiz gibi hakaretler oldu. Böyle bir olayın yaşanmasını istemezdim ama oldu. Geçmişi geri getiremem.

Ben hak ettiğim cezayı almak istiyorum. Ne fazla ne az. Ben kaçmadım kendim teslim oldum. Bir can gitti benim de 24 yıllık birikimim gitti. Hakkaniyete uygun bir karar verilmesini istiyorum” dedi.

Mahkeme başkanı, hükmün açıklanacağını belirterek sanıktan son sözünü sordu. Hikmet, “Son sözüm adalet tecelli edecektir” ifadesini kullandı.

Ceren Damar davasında karar verildi! Ceren Damar davasında karar verildi!

TÜRKİYE’Yİ AYAĞA KALDIRAN CİNAYET

Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Ana Bilim Dalı’nda araştırma görevlisi olan Ceren Damar Şenel, 2 Ocak 2019’da sınavda kopya çektiğini tespit ettiği öğrenci Hasan İsmail Hikmet tarafından üniversitedeki odasında öldürülmüştü.

Şenel, gözetmen olarak girdiği sınavda kopya çeken Hikmet’i önce uyarıp sonra hakkında tutanak tutmuştu. Hikmet, Şenel’e üniversitedeki odasında emekli polis babasının silahıyla iki el ateş etti ve 17 kez bıçaklamıştı.

İNFİAL YARATTI

Dehşet verici bu cinayet, Türkiye’de infial yaratmıştı. Davanın ilk duruşmalarında tanık olarak dinlenen Hikmet’in dedesi İsmail Elçi torunu ile Ceren Damar arasında ilişki olduğunu savunarak, “Ehli keyfe keyif verir kahvenin oynaması, eşeği baştan çıkarır sıpanın oynaması” demişti.

TEPKİ YAĞAN İFADELER

Sanığın avukatı da “Bu bir kadın cinayeti değildir. Kadının cinsiyetinden dolayı işlenmiş bir cinayet değildir. Burada bir kadın cinayet yoktur” ifadeleri ile büyük tepki çekmişti.

Katilin dedesi gibi annesi Hatice Hikmet de “Hasan İsmail Hikmet’in Ceren Damar’la ilişkisi bulunduğunu” iddia etmişti. Mahkeme Başkanı Hasan Şatır ilk duruşmada sanığın “Tek hatam bu ilişkimi kimseye söylememem oldu” şeklindeki ifadesi bulunduğunu hatırlatmıştı

Ankara’da Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’i odasında tabancayla vurduktan sonra bıçaklayarak öldüren öğrencisi Hasan İsmail Hikmet, Ankara 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme verdiği cezada takdir indirimi uygulamadı..

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı