adplus-dvertising

Cebimizdeki servet: iPhone 14 serisi

Teknoloji severlerin merakla beklediği Apple lansmanı geçtiğimiz ayın başında gerçekleşti. Her zaman olduğu gibi beklentileri yükselten marka, sevenlerini şaşırtmadı ve yine üst düzey bir seri ile karşımıza çıktı. Lansmanda sadece İPhone 14 serisi ile yetinmeyen Apple, yeni akıllı saatleri ile de gövde gösterisi yaptı denilebilir.
Takip et
Cebimizdeki servet: iPhone 14 serisi
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Cebimizdeki servet: iPhone 14 serisi

Türkiye’den ve dünyadan yüzlerce teknoloji editörünün de katıldığı lansmanı takip ederken birçok kullanıcının heyecanı hayal kırıklığına dönüştü aslında. Ürünlerin çıkış fiyatlarının açıklanması ile birlikte donanım ve tasarım harikası olmalarının bıraktığı etki birden arka planda kaldı.

Bununla birlikte serinin başlangıç cihazı olan iPhone 14 noktasında da 13’e göre herhangi bir geliştirme yapılmadığını görmek bir başka hayal kırıklığı olarak göze çarptı. Ancak yine de tanıtılan cihazların donanım ve tasarım özellikleri hepimizi etkiledi. Özellikle iPhone 14 Pro Max ve Apple Watch Ultra ile gövde gösterisi yapan Apple, her zamankinden daha fazla şekilde “üst sınıfa” teknoloji ürettiğini de böylelikle ilan etti.

Bu da bize gösteriyor ki, aslında fiyatlar çok da şaşırılacak düzeyde değil. Sadece Türkiye çıkış fiyatları özelinde değil, ABD satış fiyatları noktasında da bir yükseliş görülen Apple ürünleri; donanımından tasarımına, fiyatlarından ekstrem özelliklerine dek belirli bir gruba hitap ettiğini gösteriyor.

Türkiye’de Apple almak hayal mi? Peki ya alabilenler?

Özellikle ekonomik dalgalanmaların yaşandığı ve döviz kuru fiyatlarının tarihi zirveleri zorladığı bir dönemde “hayal değil” demek hayalperestlik olabilir. Söz konusu cihazları satın alabilecek gücü olan kullanıcıların bile almaktan çekinebileceği seviyelerden bahsettiğimizi unutmamak gerekiyor.

Açıklanan satış fiyatları “gücü olan alsın” denebilecek bir düzeyin de üzerinde. Alım gücü olan akıllı telefon kullanıcılarının da “bu fiyata değer mi?” sorusunu sorduğu bir lansmanın ardından “peki bu cihazları kim alacak?” sorusu da bir başka sorun olarak tüm teknoloji severlerin karşısında duruyor.

Tam bu noktada Apple’ın hedef kitlesi tartışmasına geri dönersek, artık Apple markalı ürünleri herkesin elinde göremeyeceğimiz anlamına geliyor. Yukarıda ifade ettiğimiz gibi kendini “üst sınıf” bir kullanıcı kitlesine göre şekillendiren marka, özellikle akıllı saat noktasındaki rakiplerinin diğer teknoloji firmaları olmadığını dahi ilan etti denilebilir.

Dünya devi mekanik saat üreticilerinin fiyat bandına erişen Apple Watch modelleri; sağlamlık, teknoloji ve tasarım olarak da söz konusu ligin yeni favorisi olduğunu ilan etti. Apple Watch Ultra’dan yola çıkıp, İphone 14 Pro Max’e kadar uzanan bu yeni isimler, Apple’ın gözünü nerelere diktiğini gösteriyor aslında.

Bu noktadan bir değerlendirme yaptığımızda yeni serilerin Türkiye’den alıcı bulması da kaçınılmaz. Söz konusu cihazlara bu seviyede bir ödeme yapabilecek veya yapmayı göze alabilecek teknoloji tutkunları olduğunu da unutmamak gerekiyor. Satışa çıktığı gün yüzlerce insanın mağaza önlerinde kuyruk olduğu görüntüleri de hafızalarımıza getirirsek, bu söylediklerimizi daha iyi anlamış oluruz.

Cebimizdeki servet: iPhone 14 serisi

Yeni iPhone 14 ve Apple Watch serisi bize ne vadediyor?

Lansman ile tüm dünyaya tanıtılan ürünler, fiyatları noktasında çok tartışılsa da eklenen özellikleri, donanım ayrıntıları, tasarımları ve sağlamlıkları ile de göz alıcı bir ekip denilebilir. Özellikle iki serinin de göz bebeklerine çok iyi çalışılmış.

Akıllı telefon noktasında iPhone 14 Pro Max ile yine bambaşka bir dünyanın kapılarını aralayan Apple, iPhone 14 ve İphone 14 Plus gibi başlangıç cihazlarının ardından ustalık eseri olarak Pro Max’i bizlere sundu. iPhone 14 Pro ile karşılaştırdığımızda ekran ve batarya noktasında bir hayli önde olduğunu gördüğümüz cihaz, performans noktasında ise küçük kardeşinden çok da farklı değil.

O nedenle iPhone 14 Pro ve Pro Max’i bambaşka akıllı telefonlar olarak değerlendirmemek gerekiyor. Aynı ailenin çocukları olarak ifade edebileceğimiz cihazlar, markanın en güvendiği tasarımlardan. En yeni işlemcisinden en iyi kamera donanımına kadar her noktada zirveye gözünü diken modeller, günlük kullanım alışkanlıkları için fazla denilebilir.

Profesyonel düzeyde bir mobil cihaz kullanımına ihtiyacı olan iş insanlarının ve içerik üreticilerinin ihtiyaçlarına göre tasarlanan telefonlar, fiyat olarak gösterdiği gibi özellik olarak da nereye ait olduklarını kanıtlar nitelikte.

Akıllı saat olarak da herkesin şaşkınlık ve hayranlık duygularını gizleyemediği Apple Watch Ultra da yine aynı mentalite ile üretilmiş bir cihaz. Sıradan spor aktiviteleri ve günlük kullanım ihtiyaçlarına yönelik üretilmeyen akıllı saat, ekstrem sporlar ile uğraşan profesyonellere hitap etmekte.

Donanımına eklenen acil yardım çağrısı, kaza algılama ve siren gibi ekstrem sporlarda işe yarayacak özellikleri ile birlikte bir dalış bilgisayarı görevini yapabilen teknik desteği de bünyesinde barındıran saat, her şeyden önce kişisel bir antrenör gibi çalışmalarınızı takip etmektedir.

Buradan hareketle bir değerlendirmede bulunmamız gerekirse, lansmanın ve markanın göz bebeklerinden biri olan cihazın aslında herkes için üretilmediği bir gerçek. Başta profesyonel sporcular için tasarlanan ürün, bir diğer noktada da sağlamlığı ve şıklığı ile saat konusunda bambaşka bir seviyeye göz kırpıyor.

İnsanların yüzlerce dolar verip satın aldığı klasik saatlerin koltuğuna da gözünü diken Apple, amacının akıllı saat piyasasında lider olmak olduğu ifade etse de, ürettiği cihazlar ile asıl niyetini belli ediyor. Watch Ultra da tam bu noktada tasarım ve donanım noktasındaki zirve özelliklerini saklayamayan bir cihaz.

Düşünün ki kolunuzdaki saat ile uydudan yardım çağırabiliyor, siren çalabiliyor ve 50 metreye kadar suya dalarak antrenman verisi kaydedebiliyorsunuz. Tüm bunlar sıradan bir akıllı saat veya saatin işi değil elbette ki. O nedenle yazının başında tartıştığımız ve “cebimizdeki servet” olarak nitelendirdiğimiz Apple ürünlerinin artık herkes için üretilmediğini kabul etmek gerekiyor. Son lansmanda tanıttığı ürünler ile hedef kitlesini açıkça ilan eden marka, bundan sonra bu çıtayı nerelere taşır o da ayrı bir merak konusu.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.