Canavar hemşire

Yapımcılığını Ryan Murphy ve Michael Douglas’ın yaptığı “Ratched”, 18 Eylül’de dijital platformda yayınlanmaya başlayacak. Jack Nicholson’un başrolünü oynadığı “One Flew Over The Cuckoo’s Nest” (Guguk Kuşu) ile Ken Kesey’in aynı isimli romanından uyarlanan “Ratched”da karanlık bir canavara dönüşen psikiyatri hemşiresi Mildred’ın hikayesi anlatılıyor. Sharon Stone, Judy Davis gibi ikonik yıldızları da kadrosunda bulunduran dizinin başrol oyuncuları Sarah Paulson ve Cynthia Nixon ile görüntülü olarak görüştük, sonbaharın merakla beklenen yapımını konuştuk…

Dizi, psikiyatri hemşiresi canavar kadın Mildred Ratched’ın hikayesini anlatıyor. Mildred’ı 5 Oscar ödüllü “One Flew Over The Cuckoo’s Nest” filminden tanıyoruz. Sizin Mildred’ınızı biraz anlatır mısınız?

Sarah Paulson: O filmi çekimlere başlamadan önce bir kere daha izledim. Hemşire Ratched filmin kötüsü, buna kimse itiraz edemez. Ama ben karakteri oynayan aktris olarak, Mildred Ratched’in aklının değil kalbinin neler düşündüğüne odaklanmanın bir yolunu bulmalıydım.

Dizide davranışlarının nedenini açıklıyoruz demeyelim de bazen insanların çaresiz koşullar içinde olduklarında kendilerini bir şeyler yaparken bulduklarını anlatıyoruz.

Bence Mildred hastalarını insan olarak görmüyor. O korkunç şeyleri bu şekilde yapabiliyor. Ayrıca bence Mildred, yalnızlığın bir kişiye neler yaptığı hakkında bir karakter çalışması.

Hayatınızda tek bir kişinin bile rehberliği olmadığında, çok yalnız kaldığınızda, tartışmalı bir şekilde hayatınızdaki en önemli kişiden ayrıldığınızda… Neyse burada daha fazlasını anlatmayayım, diziyi izlediklerinde Mildred’ın hikayesini anlayacaklar. Ayrıca Mildred kendini kesinlikle canavar olarak görmüyor. Korkunç şeyler yapıyor ama bunları hayatta kalabilmek için yaptığını söyleyeceğini düşünüyorum.

Canavar hemşire

Sarah Paulson, hemşire Mildred Ratched rolünde.

BAZI DETAYLARI LOUISE FLETCHER’INPERFORMANSINDAN ALDIM

Sahneleri çekmeye başlamadan, daha doğrusu kamera önünde başka biri olmadan önceki dakikada neler düşünüyorsunuz?

– Her karakterde farklı. Bazen çok çok sessiz oluyorum. Bazen setin kaosu dikkatimi dağıtabiliyor. Eğer karanlık ve duygusal bir sahneyse, etrafımdaki her şeyi bloklamam gerekiyor.

Peki bu dizide?

– “Ratched”da bazı detayları Louise Fletcher’in (Guguk Kuşu filmindeki Hemşire Ratched) mükemmel performansından aldım, ki işin omurgası olarak düşünüyorum ondan aldıklarımı…

Canavar hemşire

Neler aldınız Fletcher’den?

– Ayakta durma şeklim ve ellerimi tutuşum… Mildred’ın öfkesini, üzüntüsünü, yalnızlığını kontrol etme duygusunu nasıl yansıtacağımı planlamadım. Bazı efsane oyuncular aynaya bakıp sahnede nasıl görüneceklerini, hangi noktada nefes vermeleri gerektiğini planlarlar. Ben yapmıyorum, belki de yapmalıyım. Dizi için çekimlere başladığımız ilk iki gün vücudum, karakteri yaşamak için neler yapmam gerektiğini söylemeye başladı. Gerçekten ilginç. Çekimlerde yapmaya çalıştığım tek şey, içimde ateşlenen tüm dürtü ve içgüdülere olabildiğince açık kalmaktı. Ayrıca bu projede dünyada en sevdiğim aktris Judy Davis ile çalıştım, her yönden kendimi işe vermem önemliydi.

Oğlum diziyi çok sevdi

Ratched kadın odaklı bir dizi, bana içinde olduğunuz başka bir diziyi, “Sex and the City”yi hatırlatıyor. Kadın hikayeleri ve kadrosu anlamında zamanın ilerisinde bir diziydi, öyle değil mi?

Cynthia Nixon: Öyle ama “Sex and the City”nin çok geride kalmış yönleri vardı. Ne kadar beyaz bir diziydi değil mi? O zamanlar bile bu durumun farkındaydık. Bence “Sex and the City”nin en devrimci tarafı, 30 yaşın üzerinde kadınların başrolde olmasıydı.

Bir de evliliğin kadınların gündemindeki 1 numaralı konu olmadığını gösterdik. “Sex and the City”den sonra daha çok kadın yönetmen ve yazar gördük. “Killing Eve” gibi diziler beni çok heyecanlandırıyor. Karmaşık karakterleri olan iki güçlü kadın başrolde.

Hâlâ mücadele ettiğimiz konu, “Breaking Bad”, “The Sopranos” gibi dizilerdeki erkek figürlerinin problemlerine rağmen çok sevilmesi. Şimdi “Ratched” da bu durumun iyi bir örneği. Merkezinde kadın kahraman, hatta anti-kahraman var. Korku ve dehşete rağmen onu sevip kucaklayıp empati kurabilecek miyiz?

Canavar hemşire

2018’de New York valiliğine adaylığınızı koydunuz ve şimdiki vali Cuomo’ya karşı Demokratik Parti’nin ön seçimlerinde kaybettiniz. Politika kariyeriniz başlarsa oyunculuk ne olacak?

– İkisini bir arada yürütmek kesinlikle zor olur. Ama hesaplamaları yaptım. Önümde Glenda Jackson gibi bir örnek var. 20’li yaşlarımın başlarında onunla çalıştım ve hayran kaldım. Eğer iki Oscar ödüllü büyük Glenda Jackson oyunculuk kariyerini bırakıp geri döndüğünde “King Lear” gibi bir oyunda oynadıysa, ben varım…

Diziye dönelim; “One Flew Over The Cuckoo’s Nest”in hemşire Mildred’ının hikayesi bu…

– Evet. Jack Nicholson hastası olduğum için filmi izlemem gereken yaşta değil, çok daha genç izlemiştim.

Hikaye kadar set tasarımı ve kostümler de etkileyici. Setteyken başka bir dünyada hissetiniz mi?

– Kesinlikle… Kıyafetler ve ortam muhteşemdi. Dizinin bitmiş hali bana yollandığında karım ve 17 yaşındaki oğlumuzla birlikte izledik.

Oğlum her bölümden sonra bir sonrakini izlemek istedi.

Genç birinin bu kadar sevmesi bizim için güzel bir kültürel artı.

Oğlum ayrıca çok ürpertici, çok ürkütücü bir filmin siyah beyaz ya da gölgelerle dolu olmadığını söyledi. Bence de dizideki en ilgi çekici şeylerden biri, 40’ların sonu 50’lerin başında doygun renk ve parlaklığın varlığı oldu. Neredeyse MGM müzikali gibi renkli ama dans ve müzik yerine insanları öldürmek ve korku var…

Canlandırdığınız Gwendolyn Briggs karakteri hakkında bilgi verir misiniz biraz da? Oldukça ilginç bir hikayesi var…

– Karakterim Gwendolyn’nin gerçek adı Lorena Hickok. Gazeteci ve Eleanor Roosevelt’in gizli sevgilisi. Lorena’nın fotoğraflarını kostüm departmanımızla paylaştım. Erkeklerin egemen olduğu bir dönemde eşcinsel bir kadının kıyafetlerini yaratırken o fotoğrafları referans olarak kullandılar.

Lorena, Eleanor’a derinden âşıktı. Eleanor da Lorena’yı seviyordu, hatta Beyaz Saray’a gitmeden önce Franklin Roosevelt’i neredeyse Lorena için bırakacaktı. Lorena, Eleanor’u için çok çabaladı, ancak öyle bir dönemde bazı şeyler için çok güçsüzsünüz… Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin first lady’si söz konusuysa…

JUDY DAVIS ONA OLAN HAYRANLIĞIMI DUYUNCA KORKTU!

◊ En sevdiğiniz aktris Judy Davis’le çalışmak nasıl bir deneyimdi sizin için?
– Telefon kılıfımda Judy Davis vardı. Bir sürü Judy Davis’li tişörtüm var. Judy bunları duyunca korktu! (Gülüyor) Judy Davis tüm zamanların en sevdiğim ilk üç oyuncusundan biri. Yapımcımız Ryan Murphy, Judy’ye rol teklif edeceğini söylediğinde “Eğer hayır derse beni arama, üzüntüden kendime gelemem” demiştim. Evet derse de sevinçten kendime gelemeyeceğimi söylemiştim. Neyse çekimlerin ilk günü çok korktum, çünkü zorlu bir görüntüsü ve mevcudiyeti var. Ayrıca benim favori aktristim. Söylemeye cüret edebilmek bile önemli bir şey gerçekten, harika bir çalışma ilişkimiz vardı…

Canavar hemşire

Cynthia Nixon, dizide Gwendolyn Briggs karakterini canlandırıyor.

İZLEYECEK TV PROGRAMI BULMAK ZOR

◊ Neredesiniz şu anda?
Cynthia Nixon: New York-Montauk’tan bağlanıyorum.

◊ Pandemi sürecini nasıl geçiriyorsunuz?
– Zaten evde çok vakit geçiren ve yemek pişiren bir aileydik. Aynen devam ediyoruz. 17 yaşındaki oğlum şef olmak istiyor ve bize harika yemekler pişiriyor.
Evde oyunlar oynuyoruz. 17 yaşındaki oğlum için, 9 yaşındaki oğlum için ve 50’lerindeki bir kadın çift için uygun televizyon programları bulmaya çalışıyoruz. Hepimizin hemfikir olduğu şovu bulmak zor bir şey. Gerçekten zor.
Yarın “Birdcage”i izleyeceğiz. Bence kalabalığı memnun edecek bir seçim.

'Cevap kağıdım sosyal mesafeyi korudu' diyen öğrenci herkesi güldürdü

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı