BM ve AB, iptal edilen İstanbul Sözleşmesi için Türkiye’ye seslendi!

BM’ye bağlı çeşitli kuruluşlar ve BM Kadın Örgütü tarafından yapılan ortak açıklamada, Türkiye’nin ‘İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılma kararının tekrardan değerlendirmesi ve sözleşmeye tekrardan dönülmesi çağrısında bulunuldu.
Takip et
BM ve AB, iptal edilen İstanbul Sözleşmesi için Türkiye’ye seslendi!
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, yayınladığı kararnameyle önceki gün feshedilen İstanbul Sözleşmesi’yle alakalı uluslararası tepkiler sürüyor.

Birleşmiş Milletler, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılmasına tepki gösterdi.

BM kuruluşları tarafından yapılan açıklamada, kadına yönelik şiddet, aile içi şiddetin engellenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin, ‘İstanbul Sözleşmesi’ isimi verilen ilk ve en geniş kapsamlı uluslararası anlaşma olduğu söylendi.

“BÜTÜN ÇABALARI BALTALAYACAK”

BM kuruluşları, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin kadına yönelik şiddeti engellemek ve bunlarla mücadele etmek için şuana kadar harcanan mühim çabaları baltalayacağını açıkladı.

BM kuruluşları, İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılan Türkiye’de, ulusal, yasal, siyasi ve kurumsal çerçevelerin daha da güçlendirilmesine yönelik ilerlemeyi engelleyeceğinden endişe duyduklarını açıkladı.

“TÜRKİYE’DE HER SENE YÜZLERCE KADIN ÖLDÜRÜLÜYOR”

BM kuruluşları kadına yönelik şiddetin Türkiye’de özel bir endişe kaynağı olduğunu söyledi. 2014 senesinde yapılan Ulusal Kadına Yönelik Şiddet Incelemesi’na göre, Türkiye’de, evlenmiş kadınların yüzde 38’inin hayatları boyunca fiziksel yahut cinsel şiddete maruz kaldığını bildirildiğini kaydetti. BM kuruluşları, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin aşırı bir vaziyette olduğunu, çoğu zaman kadına yönelik şiddet olaylarının ölümle neticelendiğini söyleyerek, “Türkiye’de her sene yüzlerce kadın öldürülüyor” şeklinde konuştu.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ TAM OLARAK UYGULAMAYA DAVET EDİYORUZ”

BM kuruluşları, 2012 senesinde Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’ni onaylayan ilk ülke olduğunu, aynı zamanda ailelerin korunması ve kadına yönelik şiddetin engellenmesine ilişkin çıkartılan yeni yasalarla ulusal mevzuatını anlaşmayla uyumlu hale getirmek için mühim adımlar attığını kaydetti.

BM kuruluşları, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni, İstanbul Sözleşmesi’ni tam manasıyla uygulamaya, bütün kadın ve kız çocuklarının güvenlik ve haklarını korumaya ve geliştirmeye devam etmeye çağırıyoruz” şeklinde konuştu.

BM kuruluşları kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin dünyadaki en yaygın insan hakları ihlalleri arasında yer aldığını, dünyada her üç kadından birinin, hayatları boyunca partnerleri ya da başkaları tarafından fiziksel yahut cinsel şiddete maruz kaldığı kaydedildi.

AB’DEN TÜRKİYE’YE ÇAĞRI

Avrupa Birliği Dışilişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, “Türk hükümetinin İstanbul’un ismini taşıyan bu anlaşmadan çekilmesinden derin üzüntü duyuyoruz. Şuanda geri adım atma değil liderlik gösterme zamanıdır” şeklinde konuştu. Borrell, bu kararın dünyaya da tehlikeli bir mesaj gönderdiği uyarısında bulundu.

Çekilme kararını yazılı bir açıklama ile kınayan Dışilişkiler Yüksek Temsilcisi Borrell, “isimi İstanbul olan” bir anlaşmadan Türkiye’nin neden çekilmek istediğini anlamakta güçlük çektiklerini dile getirdi.

İstanbul Sözleşmesi’nin, kadına yönelik şiddetle ve aile içi şiddetle mücadelede yasal olarak bağlayıcı ilk belge olduğunu ve dünya genelinde kadınlara ve kız çocuklarına yasal koruma temin etmeyi amaçladığını söyleyen Borrell, “COVID-19 salgını ve kadınların birincil kurban olduğu birçok çatışmanın bir neticesi olarak kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet dünya çapında yeni seviyelere yükseldiğinden, bu anlaşma, bugün her zamankinden daha mühimdir” şeklinde konuştu.

“LİDERLİK GÖSTERME ZAMANI”

Şuanda geri adım atmak değil “liderlik göstermenin” zamanı olduğunu dile getiren Borrel şunları belirtti:

“Bu karar, Türkiye’de kadın ve kız çocuklarının korunması ve temel hakları konusunda riskler doğuruyor. Aynı zamanda dünya çapında tehlikeli bir mesaj da gönderiyor. Bu sebeple, Türkiye’yi kararını değiştirmeye zorlayamayız ama kararını tekrardan gözden geçirmesini isteyebiliriz. Türkiye’nin, 21. yüzyılda insan haklarının, barışın, güvenliğin ve eşitliğin temel unsurlarından biri olan kadın ve kız çocuklarının haklarını savunmak için, kısa zaman içinde, tekrar Avrupa Birliği’ne katılacağını umuyoruz.”

VON DER LEYEN: iSTANBUL ANLAŞMASINI DESTEKLİYORUM

AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen de, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Kadına yönelik şiddet hoş görülemez. Kadınlar, onşarı korumak için yasal bir çerçeveyi hak ediyor. İstanbul Anlaşması’nı destekliyorum. Ve bütün imzacıları imzalarına sahip çıkmaya çağırıyorum” şeklinde konuştu.

45 ÜLKE İMZALADI

Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin engellenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi 2011 senesinde, İstanbul’da imzalandı, 2014 senesinde yürürlüğe girdi. Konsey’in mensubu Türkiye anlaşmayı ilk imzalayan ülke oldu. Bugün 47 Avrupa Konseyi mensubu ülkeden 45’i anlaşmayı imzaladı.

Bu sözleşme, Avrupa’da cinsiyete dayalı şiddeti engellemek, şiddet mağdurlarını korumak ve failleri cezalandırmak için bağlayıcı standartlar tespit eden ilk araç olarak üm dünyada önem verilen bir metin. Avrupa düzeyinde, 2014’ten önce, genel bir yasal çerçeve yoktu.

Avrupa Parlamentosu’na göre, AB’de her üç kadından biri (% 33) 15 yaşından beri fiziksel yahut cinsel şiddete maruz kalıyor. Bir meslekte yahut üst düzey yönetici pozisyonlarında çalışan kadınların% 75’i cinsel tacize uğruyor. Her 10 kadından 1’i, cinsel tacize yahut yeni teknolojilerle takip edilmeye maruz kalıyor.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.