Anatolia ne demek? Anatolia Türkçe anlamı nedir?

Anatolia pek çok dile yerleşmiş olan ve geçmişi oldukça eskiye kadar giden bir kelimedir. Dilimize Anadolu olarak çevrilen bu kelime, Türkçede de yerleşik kelimelerden sayılır. Peki Anatolia ne demek? Tarihte anatolia kelimesinin anlamı nedir?
Takip et
Anatolia ne demek? Anatolia Türkçe anlamı nedir?
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Anatolia kelimesi Türkçeye “Anadolu” ya da “Türkiye’nin Asya kıtasında yer alan toprak parçası” olarak geçmiştir.

TDK’YA GÖRE ANADOLU NE DEMEK?

Türk Dil Kurumu’na göre Anadolu kelimesi “Ön Asya’nın bir parçası olarak Türkiye’nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Küçük Asya” anlamına geliyor.

Ön Asya’nın bir parçası olarak Türkiye’nin Asya kıtasında bulunan toprağı.

ANATOLİA NE DEMEK? ANATOLİA HANGİ DİLDE?

Hepimizin bildiği Anadolu kelimesi, Anatolia kelimesinden türetilmiştir. Anatolia Yunan kökenli bir kelimedir ve Antik Yunancada yükseliş, doğuş, kalkış anlamına gelir. Romalılar, kendi topraklarının doğusunda kaldığı için günümüzün Anadolu olarak tanımlanan bölgesini “Therma Anadolia” yani “doğu toprağı” olarak adlandırır. Zaman içinde bölgeye Selçukluların girmesi ve yerleşmesiyle Anatolia kelimesi Anadolu olarak Türkçeleştirildi.

Ayrıca Anatolia İngilizce bir kelimedir. Türkçe anlamı “Anadolu” demektir.

ANATOLİA (ANADOLU) NEDİR?

Anadolu (İngilizce: Anatolia), Anadolu Yarımadası veya coğrafi olarak Asya Kıtası’nın tüm özelliklerini içerdiğinden Küçük Asya, Asya kıtasının en batısında Karadeniz, Akdeniz ve Ege denizi arasında kalan yaklaşık 755.000 km²’lik bir alanı kaplayan dağlık bir yarımadadır. Batıdan doğuya olan uzunluk 1.000 km’den fazla, genişlik ise 400 km’den 600 km’ye kadardır. Osmanlı döneminde “Anadolu”nun geleneksel doğu sınırı olarak Fırat Nehri kabul edilirken, Cumhuriyetle birlikte Birinci Türk Coğrafya Kongresinden sonra Türkiye’nin Asya’da kalan kısmının tümü aynı coğrafî terime dâhil edilmiştir. Günümüzde yaygın olarak Türkiye’nin Asya kıtasında kalan topraklarının adı olarak kullanılır.

Anadolu, Asya ve Avrupa’nın birleşim noktasındaki stratejik konumu nedeniyle, tarih öncesi çağlardan beri birçok medeniyetin beşiği olmuştur. Yeryüzünün en eski yerleşkelerinden bazıları Cilalı Taş Devri’nde Anadolu’da kurulmuştur. Çatalhöyük, Çayönü, Nevali Çori, Hacılar, Göbekli Tepe ve Mersin (Yumuktepe) yerleşkeleri Cilalı Taş Devri’nden kalmadır. Truva yerleşkesi de Cilalı Taş Devri’nde kurulmuş ve Demir Çağı’na doğru uzanmıştır. Sümer, Asur, Hitit, Yunan, Lidya, Kelt, Pers, Roma, Doğu Roma (Bizans), Selçuklu, Safevi, Moğol ve Osmanlı gibi onlarca medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Yüzlerce dil ve lehçeyi barındırır.

Anadolu, Hristiyanlığın ilk doğduğu ve geliştiği topraklardan biridir. Uzun yıllar Doğu Roma topraklarının esasını teşkil etmiştir. 11. yüzyıldan itibaren Türkler tarafından iskân edilmiş ve yönetilmiştir. Özellikle 1071 yılındaki Malazgirt Meydan Muharebesi’nden itibaren Müslüman Oğuz Türkleri Anadolu’ya akın etmiştir.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.