adplus-dvertising

AK Parti Sözcüsü Çelik: “Türkiye’nin suçlanması planlı bir provokasyondur”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Irak’ın kuzeyinde sivillere yönelik düzenlenen saldırıyla alakalı, “Hemen birilerinin Türkiye’yi suçlaması, açık ve net ifade etmek isterim ki planlı bir provokasyondur ve Türkiye’nin hedef gösterilmesi son derece yanlıştır. Kullanılan silahtan ve taktiğe kadar tipik bir PKK saldırısı olduğu açıktır” şeklinde konuştu.
Takip et
AK Parti Sözcüsü Çelik: “Türkiye’nin suçlanması planlı bir provokasyondur”
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK Toplantısı’nın gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bursa’da çöp evde bulunan Cem Muhammed A’nın vaziyetiyle yakından ilgileneceklerini kaydeden Çelik, Lozan Anlaşması sayesinde hak edilmiş bir cumhuriyete ve demokrasiye sahip olunduğunu söyledi. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin dün açılış yıldönümü olduğunu hatırlatan Çelik, Türkiye’nin diplomatik ilişkilerdeki başarısına dikkat çekti. Çelik, ”Hiçbir biçimde unutmamak lazım ki, Türkiyesiz meselelerin çözülmesi söz konusu değildir. Bu çerçevede değerlendirmek lazım. Son olarak ortaya çıkan tahıl koridoru meselesi Cumhurbaşkanımızın burada gösterdiği dirayetle kuvvetli bir biçimde çözülmüştür. Rusya-Ukrayna’nın bir araya getirilmesi, tahıl krizinin çözülmesi bakımından son derece mühimdir” şeklinde konuştu.

Dünyadaki gıda krizi probleminin çözümünde Türkiye’nin etkin bir rol aldığını ifade eden Çelik, ”Türkiye’nin içinde bunu küçümseyenler oldu. Astana Zirvesi’nin tahıl diplomasisi öncesinde gerçekleşmesi de gıda krizinin çözülmesine ön bir çalışma oluşmasına fırsat sağladı. O gün bu eleştiriyi yapanlar, bugün bununla yüzleşmelidir. İdlib’de, Tel Rifat’ta, Münbiç’te çeşitli olaylar olduğunda bunların çözümleriyle alakalı olarak çeşitli çatışmalar ve anlaşmazlıklar oldu. Buna karşın Astana Zirvesi çerçevesinde krizlerin çözülmesi için bunların korunması teşkil edildi ve zirve devam etti. Bu zirvenin kazanımları devam edecek. Tüm bu eleştirilere yanıt olarak Astana Zirvesi’nin yaşatılması yönündeki kararlılığımız son derece açıktır” şeklinde konuştu.

“Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak için elinden geleni yapmaktadır”

Suriye üstünde ortaya çıkan bu modelin birçok problemin çözümünün konuşulmasına da imkan sağladığını belirten Çelik, ”Siyasi çözümün Suriye’de açılması konusunda Türkiye büyük güç sarf ediyor. Terör örgütleriyle ilkeli olarak mücadele edilmesi mühimdir. Kara propagandalara karşın şu irade net bir biçimde ortaya konulmuştur; Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak için elinden geleni yapmaktadır. Bunun tersini söyleyenler terör örgütlerinin peşinden koşmaktadır. Bu tablo bölgeyi karıştırmak isteyen kuvvetlere karşın Türkiye bölgenin meşru güvenlik sağlayıcısı olduğunu net bir biçimde göstermiştir” şeklinde konuştu.

“Irak halkına zarar verecek saldırının Türkiye’den kaynaklanması mümkün olamaz”

Türkiye’nin ilkeli ve uluslararası hukuka uygun biçimde operasyonlarını sürdürdüğünü ifade eden Çelik, ”Biz geçmişte pek çok provokasyonla karşılaşmış ve deneyimli bir ülkeyiz. Bu konuda TSK’nın sivillere karşı bir eylemde bulunmaması için dünyanın en hassas ordusu olduğunu belirtmek isterim. Çatışma bölgesinde bağımsız raporlar, gözlemciler bile bunu ifade etmektedir. En zor şartlarda bile TSK bu hassasiyeti göstermiştir. PKK’nın Suriye koluna karşı operasyon hazırlığı olduğu dönemde Irak’ta yaşanan olay, hemen birilerinin Türkiye’yi suçlaması açık ve net ifade etmek isterim ki planlı bir provokasyondur. Bu saldırı ardından hızlı bir biçimde Türkiye’nin hedef gösterilmesi son derece yanlıştır. Kardeş Irak halkını kendimizden ayırmayız. Kardeş Irak halkının bütünlük, refah içinde yaşaması en büyük arzumuzdur, gayemizdir. Huzur ve refah içinde yaşaması için senelerdir mücadele etmekteyiz. Bir hatamız olduğunda da bunu Irak hükümetiyle açıkça paylaşırız. Irak halkına zarar verecek saldırının Türkiye’den kaynaklanması mümkün olamaz. O saldırının Türkiye’nin hazırlıkları devam ederken gündeme getirilmesi planlı bir provokasyondur. Kullanılan silahtan ve taktiğe kadar tipik bir PKK saldırısı olduğu açıktır. Yakın zamanda PKK, Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimi de tehdit etti. PKK bölgedeki Araplar, Türkmenler için ortak bir tehdittir. PKK bildiğimiz bir katliam şebekesidir, başkaları tarafından yönlendirilen bir takım hedeflere sahiptir. Bu son saldırının tipik bir PKK eylemi olduğu açıktır. Ortak bir çabayla tüm bu saldırıyı gerçekleştirenlerin ortaya çıkarılmasında birlikte çalışılabilir” değerlendirmesinde bulundu.

“Muhalefet gasp siyaseti yapıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı icraatlar ardından CHP tarafından ‘biz dedik yaptınız’ açıklamalarına yönelik Çelik, ”Türkiye’nin siyasetinde son bir haftadır ilginç şeyler oluyor. Cumhurbaşkanımız yeni hizmetleri açıklıyor ve CHP çıkıp ‘Bunları biz yaptık’ diyor. Bizim arkadaşlarımız uzun zamandır çalışmalar gerçekleştiriyor ve bunlar arada duyup daha açıklanmadan kendileri açıklıyor. Bunlar hizmet siyasetinden gasp siyasetine geçtiler. Bunun herhangi biçimde etkisi olması söz konusu değildir. Bunu yapan nihayetinde bizim hükümetimizdir. Bunlarla alakalı projeler aylar evvelinden açıklanmaktadır. Bir yerde açıklanan projeyi tutup, biz gelince şunu yapacağız demek doğru değildir. KYK ödemelerinden faiz ve enflasyon farkının silinmesi. Bu yalnızca anapara üstünden ödenecek. Nihayetinde Cumhurbaşkanımız açıkladı ve ‘biz dedik açıkladılar’ diyerek çıkıp gasp siyaseti yapıyorlar. Bu siyaset yapma şekli değildir. İnsan rakibinin de vizyonu olsun ister. Abra kadabra siyaseti yerine gerçekten bir vizyon ortaya koyabilsinler. Arkasından Cumhurbaşkanımız Eyüpsultan’da çeşitli hizmetleri devreye soktu. Kayseri’deki çeşitli kamu yatırımlarının açılışını gerçekleştirdi. Bunun gibi pek çok hizmet siyaseti, dünyanın geçtiği zor şartlarda kuvvetli bir biçimde yapılmaya devam ediyor. Kriz karşısında geri çekilme değil, tam tersine hamle yapma biçiminde pozitif ayrışan bir ülke Türkiye” şeklinde konuştu.

Ermenistan ile normalleşme

Ermenistan ile normalleşme görüşmelerine de değinen Çelik, ”Ermenistan tarafı sözünü tuttuğu sürece bu mühimdir. Bölge barışına katkı sağlayacaktır. Türkiye-Azerbaycan arasındaki mutabakatla yürütülmektedir. Bu sefer zemin daha müsait, geçmişte Ermenistan’ın bu normalleşmeye katılmasını, bazı devletler Ermenistan’ın kendilerinin güdümünde devam etmesini arzu ettikleri için sabote etmişlerdi. Daha önceki protokoller yayınlanmıştı. Bu iptal edilmişti. Türkiye-Ermenistan arasındaki kara sınırında iki ülke vatandaşlarının geçişlerine müsaade edilmesi gibi bir aşamaya gelinmiş vaziyette. Hava kargo taşımacılığı başlatılması konumuna gelinmiş vaziyette” diyerek konuştu.

“Lozan hükümleri açıktır, öğrenci azlığı nedeni ile okul kapatmak asimilasyona dönük siyasettir”
Yunanistan’ın yanlış bir adım attığını ve Türk azınlığa ait okulları kapattığını belirten Çelik, ”Yunanistan’ın Lozan Antlaşması’nın hükümlerine uymadığını dün Cumhurbaşkanımız ifade etti. AB’nin buna müdahale etmesi lazım. Öğrenci azlığı sebebiyle kapatıyorum diyor. Buradaki öğrenci azlığı olup olmadığına Türk azınlığın karar vermesi lazım. Kapattık demiyor da ‘geçici durdurdum’ diyor. Lozan hükümleri açıktır. Öğrenci azlığı nedeni ile okul kapatmak asimilasyona dönük siyasettir. Hiçbir biçimde insan hakları konusunda kabul edilemez. Yunanistan’ı bir defa daha bunlara son vermeye çağırıyoruz” şeklinde konuştu.

İran zirvesinde Türk bayrağı münakaşası

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçekleştirdiği İran ziyaretinde Türk bayrağının bulunmaması ile alakalı konuşan Çelik, ”Cumhurbaşkanımız ve öbür devlet başkanları Hamaney’le defalarca görüştü. Orada Cumhurbaşkanımızın muhatabı Sayın Reisi’dir. İran’daki anayasal düzen farklı. Oradaki rejimin işleyişi içinde yaratılmış bir makam. Bu uygulama yalnızca Türkiye Cumhurbaşkanına yönelik değildir. Putin’in ziyaretine de bakın. Aynı biçimde oradaki format da aynıdır. Adeta Hamaney’in Türkiye’ye dönük ayrı bir format uygulanması yaklaşımı doğru değildir. Bu bilgisizlikten kaynaklanmaktadır” şeklinde konuştu.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’ın meydan okuyan açıklamasına yanıt veren Çelik, ”Almanya Dışişleri Bakanı diplomasiden ne anlıyor bilmiyorum. Oraya gittiğinizde Suriye’de yapılacaklar içinde en yetkili üç ülke. Bunu görüşüyorsa Avrupa’daki bir ülkenin bundan mutluluk işitmesi lazım. Almanya’nın herhangi bir biçimde İran’da Rusya ile bağlantısı yok mu? Bu Şekilde bir şey olabilir mi? Birçok sefer Astana formatının Cenevre formatı olmadığını Türkiye belirtmiştir. Bu formatlar birbirini tamamlar” diyerek konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a yönelik yürütülen algı operasyonuna da tepki gösteren Çelik, ”Bunu zaman zaman gündeme getiriyorlar. Biz buna daha önce de cevabımızı vermiştik. O ajans Emine Erdoğan’a bağlı değil. Kendisi de ifade etti. Emine hanımın yürüttüğü faaliyetlerin dünyada yaygınlaşması gerektiği ifade ediliyor. Türkiye’de yalan haber üstüne kara propaganda yürütülüyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı mekanizma bunlar. Bunların dünya için ne kadar değerli olduğunu dışarıdakiler biliyor. Ama Türkiye’de maalesef bir kara propaganda üretiliyor. Çevre konusunda duyarlı olanların desteklemesi, öncülük etmesi gereken projeler bunlar” şeklinde konuştu.

ABD’nin PKK’lı terörist için taziye mesajı yayınlamasına sert tepki

ABD Merkez Güçler Komutanlığı CENTCOM’un öldürülen YPG’li bir terörist için taziye mesajı yayımlamasına sert tepki gösteren Çelik, ”Vahim bir adım. CENCOM neredeyse bir teröristle alakalı taziye mesajı yayınlıyorsa bu kınanması gereken bir vaziyettir. Kendi resmi hesabından bir terörist için taziye yayınlıyor. Bu kuvvet bizim NATO’daki müttefikimiz. Burada başka ülkelerin de faaliyetleri var. Yapılan açıklamada ‘Ortağımız İŞİD’e karşı şu şekilde mücadele ediyordu, bu şekilde ediyordu’ diyerek. Bu Şekilde bir ilkesizlik olabilir mi? Dünyanın en büyük yalanı DEAŞ’a karşı mücadele ediyorlar deyip başka terör örgütünün destekleniyor olması. Bu mücadele ediyor dediğiniz teröristler, silahlarını müttefikiniz NATO mensubu Türkiye’ye yöneltiyor. Geçmişteki Afganistan gibi Suriye’yi de aynı kaosa sokma faaliyetidir. Kaç kere söyledik. DEAŞ’a karşı müttefik arıyorsanız Türkiye var zaten. Onun yerine gidip terör örgütüyle mücadele etmenin ilkesizlik olduğunu bir defa daha ifade ediyorum” açıklamasında bulundu.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.