Adnan Oktar’dan, 11 Yaşındaki Kız Çocuğuna: Benim Olacaksın

Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü’ne yönelik hazırlanan iddianamede Adnan Oktar’ın 11 yaşındaki bir kız çocuğuna “Benim olacaksın, benimle yaşayacaksın” dediği öne sürüldü.

Adnan Oktar’dan, 11 Yaşındaki Kız Çocuğuna: Benim Olacaksın
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü’ne yönelik hazırlanan iddianamenin detayları gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Oktar’ın 11 yaşındaki küçük bir kız çocuğunu karşına alarak ‘Benim olacaksın, benimle yaşayacaksın’ dediği ileri sürüldü. Annesi tarafından Adnan Oktar’a nasıl verildiğini ve bu süreç sonrası yaşadıklarını anlatan S.S.’nin ifadeleri kan dondurdu.

HER ŞEY SOSYAL MEDYA HESABI AÇMASI İLE BAŞLADI

Anne D. Ç., 20’li yaşlarında Adnan Oktar ile tanışmıştı. İsviçre’de sekiz yaşındaki S. S. ismindeki kızının adına bir sosyal medya hesabı açtı. Bu hesapta kızının makyajlı, bikinili fotoğraflarını paylaştı. Buradan Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü üyelerini eklemeye başladı. Örgüt mensubu şüpheliler Ebru Altan ve Didem Ürer ile anne D. Ç. iletişime geçti. Adnan Oktar Örgütü üyeleri kız çocuğunu görmek istediği için anne D. Ç., Skype üzerinden çocuğu S. S.’yi onlarla yüz yüze görüştürdü.

2014 yılında 11 yaşında olan şikâyetçi küçük kız çocuğu S.S. yaşananları şöyle anlattı:

“Daha sonra Ebru Altan, annem ve bana ‘Adnan Oktar seni yüz yüze görmek istiyor’ diyerek bizim Türkiye’ye gelmemizi istedi. İstanbul’a geldiğimizde iki ay kadar Pendik’teki evimizde kaldık. Adnan Oktar bizi evinde ağırlamak istemiş, ancak ben istemedim ve annemi zorla ikna ettim.

TELEFON HATTI VERİLDİ

Bu telefon numarası ile annem Adnan Oktar grubuyla iletişime geçiyordu. Ümit isminde soyadını hatırlamadığım kişi annemi arayarak gece 03.00’te ‘Adnan Oktar S.S.’yi görmek istiyor’ diyorlardı. Annem de beni gece 02.00 kaldırıp makyaj yapıyor ve dekolteli elbise giydiriyordu. Onların gönderdiği şoför bizi Göksu Evlerine A/9 Stüdyosu’nun olduğu yere götürüyordu. Biz gitmeden önce annem bana ‘Sen konuşmasını bilmezsin’ diyerek beni karşısına alıyor ‘Sen az konuşacaksın, Adnan Oktar ne isterse onu yapacaksın, erkek arkadaşının olmadığını, babanla görüşmediğini, anneni çok sevdiğini anlatacaksın, bacak bacak üstüne atacaksın, dik duracaksın, dudaklarını birleştirerek konuşacaksın’ gibi şeyler söylüyordu ve bunları bana uygulatıyordu.

İLK TANIŞMA NASIL OLDU?

İstanbul’daki stüdyoya gittik. Benim elimi kendi avucunun içine alır, okşardı, daha sonra benim yüzümü, boynumu ve omuzlarımı okşardı. Bileğimden ve boynumdan nabzımı ölçerdi, beni ayağa kaldırarak fiziğimin çok güzel olduğunu, dalyan gibi bir kız olacağımı, makyajın bana çok yakıştığını söylerdi. Kaşlarımı tamamen kazıttırarak incecik dövme yaptırmamı isterdi. Otururken bacaklarımı açmamı isterdi. Beni eliyle okşarken ve bunları söylerken annem de yanımızdaydı.

ADNAN OKTAR BAŞKA BİR YERE GÖNDERDİ

Çengelköy’de büyük kapıları ve havuzu olan eve gönderiyordu. Bu evde bana hediye olarak aldığını tavşan, ceylan, pony, kuş ve midilli gibi havyanlar vardı. Benim onlarla ilgilenmemi çünkü 13,5 yaşından sonra onunla o evde kalacağımı ve eve alışmam gerektiği için beni bu eve gönderiyorlardı. Bu eve gittiğimde birçok ismini bildiğim ve bilmediğim kızlar ve erkekler vardı. Bu grupta tek küçük kız bendim. Evde diğer erkeklerin bana dokunması yasaktı. Adnan Oktar beni görmek istediğinde haftada iki-üç kez Adnan Oktar’ın yanına giderdik.”

“GÖZLERİNİ VE DUDAKLARIMI BOYAYARAK YANINA GÖTÜRÜRDÜ”

Genelde annem Adnan Oktar ile benim yanımda oluyordu ama annem olmadığı zaman yine Oktar ile ben yalnız kaldığımız zamanda beni ayağa kaldırarak ‘Bana yaklaş, kulağıma ne istiyorsun onu söyle, fısılda’ diyordu. Bu fısıldamalarında bana ‘Ben Mehdi miyim değil miyim?’, ‘Beni istiyor musun istemiyor musun?’, ‘Benimle yaşamak ister misin, istemez misin?” diyerek kulağıma fısıldamamı istiyordu. ‘Gözlerime derin derin bakacaksın’ diyordu. Ben ilk gittiğimde annem bana kıyafet giydirmişti ancak daha sonraki gittiklerimizde Adnan Oktar’ın bana aldığı pahalı ve genelde dekolteli kıyafetleri, topuklu ayakkabıları giyerek yanına giderdim. Her seferinde annem benim kıyafetlerimi giydirir, makyaj yapar, gözlerimi ve dudaklarımı boyayarak yanına götürürdü.

OKTAR, KÜÇÜK KIZI ANNESİNDEN İSTEDİ

“Vücudum henüz ergenliğe girmemişti ve göğüslerim yoktu. Ancak Oktar bana aldığı dekolteli kıyafette kendisinden göğüslü kıyafetlerdi. Onu giymemi isterdi. Biz A/9 stüdyosuna gittik. Oktar geldi, anneme ‘Artık S.’yı bana verdin mi?’ diyerek anneme sordu. Annem de ‘Verdim gitti, verilecek sizden başka kimse mi var, en iyi şekilde siz yetiştirirsiniz’ dedi. Daha sonra Oktar bana dönerek ‘Seninle birlikte dağ evine gideceğiz, orada kalacağız’ dediğinde annem ‘Ben ne olacağım?’ diye sordu. Oktar ‘Annemizde yan odada kalır’ diyerek, benim anneme kayınvalidesi gibi davrandı. Daha sonra Adnan Oktar anneme ‘S. 13,5 yaşından sonra artık benim evimde kalacak’ dedi. Annem sürekli Oktar’ın yanında kalmak istediği için kabul etti.”

Bana ne söylenirse onu yapıyordum. Oktar benim kendisine ‘Aşkım, bebeğim, bir tanem, güzelim’ diyerek ona söylemi istiyordu. Benimle konuşurken sürekli beni hiç konuşmadan süzer ‘Maşallah’ derdi. Sesli derin derin nefes alır, bu birkaç kez tekrar ederdi. Yanındayken Adnan Oktar beni her zaman okşardı; benim de ona sarılmamı ve okşamamı isterdi. Mutlaka beni görmek istediği saatte onun yanına gitmeliydim. Annem bu durumdan memnundu ancak ben kendimi hapis gibi hissediyordum.”

11 YAŞINDAKİ ÇOCUK “BABA BENİ KURTAR” DEDİ

S.S. ifadesinde, bu durumu babasına anlatmak istediğini, yaşının küçük olmasından dolayı ona inanılmayacağını düşündüğünden babasının yanına gitmeden önce örgüt lideri Adnan Oktar ile annesinin konuşmalarını cep telefonuna kaydettiğini ve babasını aradığını belirtti. Baba S.M.S.’nin de iddianamede ifadesine yer verildi. S.M.S. ifadesinde, kızının kendisini aradığında “Baba, annem beni ihtiyar bir adam olan Adnan Oktar isimli A9 kanalının sahibi olan kişiye verecek, beni kurtar” dediğini ifade etti.

“KIZIMA CİNSEL, FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK TACİZDE BULUNDU”

S.S.’nin kaydettiği ses kayıtlarını avukata dinlettiklerini anlatan baba S.M.S., şikayet sürecinde avukata başvurduğunu, avukatın üç gün boyunca dinlediğini ve avukatın ‘Adnan Oktar adını dosyada geçirme, onlar çok güçlü, kızını elinden alırlar ve bir şey yapamazsın. O yüzden yaşlı bir adam de sadece’ dediğini ve kızını kurtarmak için bunu kabul edip Çağlayan Aile Mahkemesi’nde dava açtığını söyledi.

Şikayetçi baba S.M.S. ifadesine şunları anlattı: “Adnan Oktar, kızımın nabzını ölçmüş, etrafında döndürüp bakmış, belden yukarısının her tarafına dokunmuş. Oktar kızım S.S.’ye ‘Bundan sonra benim evimde benim yanımda kalacaksın, annen de yan odada kalacak, biz beraber bu odada yaşayacağız, eğer bir problem olursa annen zaten yan odada korkma’ demiş. Kızımı 8-9 yaşlarında itibaren çeşitli vasıtalarla cinsel, fiziksel ve psikolojik yollardan taciz ederek istismarda bulunan başta Adnan Oktar olmak üzere onun liderliğini yaptığı örgüt mensuplarından davacıyım.”

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.