4 çocuğunu öldürdüğü iddia edilen kadın seri katil mi yoksa masum mu?

Avustralya’da yaşayan 4 çocuk annesi kadın, çocuklarını belli aralıklarla öldürdüğü için 40 sene hapse mahkum edildi. Dünyanın en bilinen seri katili olarak anılan kadın, suçlamaları kesinlikle kabul etmedi. Bilim insanları, yaptıkları incelemede 4 çocukta da ani çocuk ölümüne sebep olabilecek ve çok ender görülebilecek CALM2 mutasyonunu buldu. Bu bulgu, seri katil olarak anılan kadının hayatını değiştirebilir.
Takip et
4 çocuğunu öldürdüğü iddia edilen kadın seri katil mi yoksa masum mu?
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Kathleen Folbigg, dünyanın en iyi bilinen seri katili olarak tanınıyor. 2003 senesinde 4 çocuğunu da farklı zamanlarda boğarak öldürdüğü suçlamasıyla 40 sene hapse mahkum edilen Folbigg, mahkeme süresince masum olduğunu savunmuş ve çocuklarının dördünün de ani bebek ölümü sendromu sebebiyle yaşamını yitirdiğini iddia etmişti.

JÜRİ SAVUNMAYA İNANMADI

Jüri bu savunmaya inanmadı, Folbigg’in günlüğüne yazdığı şüpheli satırları çocuklarını öldürdüğüne dayanak kabul etti. Ama aradan geçen 18 senede senede yapılan bilimsel araştırma bazı gerçekleri göz önüne koydu.

ÜÇ ÇOCUĞU DA ÖLMÜŞTÜ

1996 1996’da, Craig Folbigg adlı bir madenciyle evli olan Kathleen, işçi sınıfının yoğun olarak yaşadığı Newcastle banliyösünde oturuyordu. Craig ve Kathleen çifti o güne kadar üç defa çocuk sahibi olmuş ama çocukların tamamı daha bebekken yaşamlarını kaybetmişti.

ÖLÜM SEBEPLERİ BULUNAMADI

İlk çocukları Caleb, 20 Şubat 1989’da daha 19 günlükken hayatını kaybetti. Doktorlar Caleb’in ölüm sebebini ani bebek ölümü sendromu (ABÖS) olarak tespit etti. (‘Beşik ölümü’ olarak da bilinen ABÖS, literatürde daha önce herhangi bir sağlık sorunu saptanmayan 1 yaşın altındaki bebeklerin beklenmeyen, nedeni açıklanamayan ölümü olarak tanımlanıyor.)

İkinci çocuk Patrick, Caleb’den neredeyse 2 sene sonra 8 aylıkken öldü. Ölüm belgesinde çocuğun görme engelli ve epilepsi hastası olduğu ve nefessiz kalıp boğularak öldüğü yazılıydı.

Çiftin üçüncü çocukları ise bir kızdı: Sarah, 30 Ağustos 1993 günü 10 aylıkken yaşamını yitirdi. Ölüm sebebi kayıtlara gene ABÖS olarak geçti.

Son çocuk Laura ise Mart 1999’da 18 aylıkken yaşamını yitirdi. Laura’nın ölüm belgesinde sebep başlığının altında “tespit edilemedi” yazıyordu.

GÜNLÜĞÜNE YAZDIĞI BİR CÜMLE BAŞINI YAKTI

Folbigg ailesi korkunç bir trajedinin içindeydi ama olaylar Craig Folbigg’in eşinin günlüğünü okumasıyla bambaşka bir yola girdi. Günlükte Kathleen’in “Sarah biraz yardımla gitti” cümlesini gören Craig, çocuklarını öldürdüğünden şüphelendiği eşini polise şikayet etti.

Polis sorgusunda Kathleen, bu satırları genç bir annenin öfkesi ve çaresizliğiyle yazdığını söylerken söz konusu cümledeki kastının ise Tanrı’nın bebeğini yanına almış olmasına dair umut olduğunu söyledi.

ÖLÜM NEDENİ TESPİT EDİLEMEDİ

Yargılama süreci sırasında bebek Laura’nın ölüm sebebi için “tespit edilemedi” kararını veren Doktor Allan Cara, mahkeme tarafından uzman tanık olarak dinlendi. Cara, aynı aileden dört çocuğun böyle ölmesinin daha önce karşılaşmadığı bir vaka olduğunu söyledi. Cara, bu konuda herhangi bir bağımsız veri sunmasa da savcılık aynı aileden 4 bebeğin 10 senelik bir dönemde aralıklarla ölümünün çok ender bir vaziyet olduğunu kabul etti.

Jüri de savcılıkla aynı fikirdeydi. Yargılandığı esnada 35 yaşında olan Kathleen Folbigg, Patrick, Sarah ve Laura’yı kasten, Caleb’i ise kazara öldürmekten suçlu bulundu. Hakkındaki karar açıklanırken gözyaşlarına boğuldu.

SOLUNUM YOLLARI ENFEKSİYONUYLA SAVAŞIYORDU

O zamandan beri hapiste olan Kathleen Folbigg’in serbest kalması için çalışan bilim insanlarının ilk yaptığı şey delilleri tekrardan araştırmak oldu. Her şeyden önce şu fark edildi: Ölenlerin kasten nefessiz bırakılarak boğulduğuna dair en ufak bir delil yoktu. Dahası bebeklerin hiçbiri öldükleri esnada sağlıklı değildi. Son çocuk Laura yaşamını yitirdiği esnada bir solunum yolları enfeksiyonuyla savaşıyordu. Hatta otopsi esnasında kalbinde enflamasyon olduğu da keşfedilmişti. Bu ayrıntılar Folbigg’in serbest affedilmesini savunan dilekçede de yer aldı.

ÇOK NADİR GÖRÜLEN BİR MUTASYON

Canberra’da bulunan Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden immünoloji uzmanı Carola Vinuesa ve ekip arkadaşı Todor Arsov, Folbigg’in 8 Ekim 2018’de cezaevinden verdiği onay üstüne kadının genomunu sekanslamayı kabul etti. Ortaya çıkan netice akıllara durgunluk verecek seviyedeydi: Kathleen Folbigg’in CALM2 isimi verilen geninde çok ender görülen bir mutasyon bulundu.

RESMİ SORUŞTURMA AÇILDI AMA NETICE VERMEDİ

Bu noktada Folbigg’in avukatları davaya dair bir resmi soruşturma yürütülmesini temin etmeyi başardı. 2018 sonu 2019 başında görülen duruşmalarda, ifade veren Vinuesa, mahkemeye genetik ayrıntıları içeren bir dizi rapor sundu. Fakat yeni deliller da pek kabul görmedi.

Fakat bilim insanları halen pes etmiş değiller. Aralarında dünyaca meşhur CALM mutasyonu uzmanı Profesör Michael Toft Overgaard’ın da bulunduğu çok sayıda uzman, bulgularını hakemli bir bilim dergisi olan E

DİĞER ÇOCUKLARDA DA MUTASYONLAR BULUNDU

Öbür yanda bilim insanları Caleb ve Patrick’in genomlarında da farklı ender varyantlar bulunduğunu tespit etti. Söz konusu varyantların fareler üstünde yapılan çalışmalarda erken dönem öldürücü epilepsi nöbetlerine yol açtığı bulunmuştu.

Tıbbi delillerin Folbigg’in masumiyetini gösterdiğinde hemfikir olan bilim insanlarının sayısı 90’a ulaştı. Vali’ye gönderilen mektubu imzalayanlar arasında Profesör Schwartz, Avustralya Bilimler Akademisi Başkanı John Shine ve 2009 Nobel Tıp Ödülü’nün sahibi Elizabeth Blackburn de bulunuyor.

CALM2 MUTASYONU NEDİR?

Kalmodulin proteinin salgılanmasında görevli olan üç CALM geni bulunuyor. Bu genlerden herhangi birinde meydana gelen bozukluklar, kalp krizine yol açan aritmilerin yanı sıra bebek ve çocuklarda ani ölümlere yol açabiliyor.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.