Kozinoğlu Soruşturmasında Enver Altaylı'ya Tutuklama Talebi
Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin soruşturmada, ifadesi alınan başka davadan hükümlü Enver Altaylı, "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Soruşturma kapsamında sağlık sorunları nedeniyle şüpheli sıfatıyla ifadesi alınamayan ve FETÖ kapsamında yargılandığı davada hükümlü olan Enver Altaylı, ifadesinin alınması için Silivri Adliyesi'ne getirildi.
Savcılık ifadesi tamamlanan şüpheli Altaylı, "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Soruşturma yeniden başlatıldı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.
Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybettiğinin tespit edildiğini belirtti. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının değerlendirmeleri ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararının kaldırıldığını ve soruşturmanın yeniden başlatıldığını açıkladı. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir.
Gözaltına alınan 10 zanlıdan 1'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9'u serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, 1'i muhabir, 1'i kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlılar, adliyeye sevk edilmişti.
Savcılıkça ifadeleri alınan 1'i muhabir olmak üzere 3 şüpheli tutuklanmaları, kameramanın da aralarında bulunduğu 3 zanlı "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak", diğer 3 şüpheli ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.
Hakimlik, muhabirin de arasında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da arasında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Fethi kabir işlemi gerçekleştirildi
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümüne üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.
Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade vermişti.
Başsavcılıkça Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar verilmişti.
Dönemin başsavcısı ve cezaevi savcısı gözaltına alındı
Soruşturma kapsamında, olay tarihinde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve jandarma albay Hasan Atilla Uğur da gözaltına alınmıştı.
Silivri Adliyesi'ne sevk edilen Doğan ve İşgören'in tutuklanmasına karar veren hakimlik, şüpheliler Ataman ve Uğur hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetmişti.
Devam eden çalışmalarda, eski gazeteci Osman Arslan, ambulans şoförü Süleyman Kaba, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve dönemin vardiya amiri Kazım Beyke de gözaltına alınmıştı.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ambulans şoförü Kaba'nın, jandarmadaki ifadesinin ardından mevcut delil durumu da gözetilerek serbest bırakılmasına karar verilmişti.
Hakimlik, Arslan'ın "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından tutuklanmasına, Vatan ile Beyke hakkında ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
