İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Deniz Demirhan, kentin yaşadığı meteorolojik durumu değerlendirdi.
Sıcak hava dalgasının Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerini etkisi altına aldığını vurgulayan Demirhan, İstanbul’un yapısal özelliklerine dikkat çekti:
"İstanbul, gündüz aşırı ısınan ve geceleri soğuyamayan bir şehir. Kentleşmenin getirdiği 'şehir ısı adası' etkisi, şehrin nefes almasını engelliyor. Beton yapılar ve asfalt, bu ısıyı hapsederek riski artırıyor."
Sağlık İçin Kritik Uyarılar
Dr. Demirhan, özellikle nemin vücut üzerindeki etkisinin "tehlikeli" bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Atmosferin neme doymuş olması nedeniyle vücudun doğal serinleme mekanizması olan terlemenin işlevini yerine getiremediğini belirten uzman, şu uyarılarda bulundu:
Çocuklar, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olan vatandaşların günün en sıcak saatlerinde güneş altında kalmamaları hayati önem taşıyor.
Dışarı çıkarken mutlaka şapka kullanılmalı, pamuklu ve keten gibi terletmeyen giysiler tercih edilmeli.
Su tüketimi artırılmalı ve yanınızda mutlaka su bulundurulmalı.
İçeri girme imkanı olmayan sokak hayvanları için kapı önlerine bir kap su bırakılması çağrısı yapıldı.
Su Tasarrufu ve Yangın Riski
Sıcak hava dalgasıyla birlikte artan buharlaşmanın barajlardaki su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığına değinen Dr. Demirhan, bireysel su tüketiminde tasarruflu olunması gerektiğinin altını çizdi.
Ayrıca, yükselen sıcaklıkların orman yangını riskini de en üst seviyeye çıkardığını hatırlatan Demirhan, ormanlara giriş yasaklarına uyulmasının ve çevreye atık bırakılmamasının felaketleri önlemede kritik rol oynadığını vurguladı.