İBB'ye Yönelik Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Davasında Yakup Öner’in Beyanları Gündem Oldu
Yakup Öner, İBB davasında imar, ruhsat ve ihale süreçlerine ilişkin milyonlarca dolarlık ödeme iddialarını mahkemede anlattı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik “çıkar amaçlı suç örgütü” davasında Yakup Öner’in çapraz sorgusu sürerken, mahkeme salonunda İstanbul’daki imar, ruhsat ve ihale süreçlerine ilişkin dikkat çekici iddialar gündeme geldi. İBB’de harita mühendisi olarak görev yapan ve kamuoyunda “VIP Yakup” olarak anılan Öner, etkin pişmanlık kapsamında daha önce verdiği ifadelerin önemli bölümünü duruşmada da doğruladığını söyledi.
İddia edilen para trafiği
Öner’in anlatımlarında, Boğaz’daki bazı yalı ve oteller ile çeşitli gayrimenkul ve proje süreçlerinde “bağış” adı altında yüksek meblağlar talep edildiği iddiası yer aldı. Öner, söz konusu süreçlerin İBB içerisindeki bazı isimler tarafından koordine edildiğini öne sürerken, toplam tutarın yaklaşık 40-50 milyon dolar seviyesinde olduğunu savundu. Bu rakam, duruşmada iddia edilen para trafiğinin toplamı olarak gündeme geldi; davanın sonucuna ilişkin kesinleşmiş bir hüküm anlamına gelmiyor.
Gülaylar ve Vaniköy anlatımı
Çapraz sorguda Gülaylar Grubu’na ait araziyle ilgili imar süreci de ele alındı. Mahkeme başkanının soruları üzerine Öner, daha önceki ifadesinde yaklaşık 22 milyon dolar maliyetli bir otopark yapılmasının gündeme geldiğini ve Ekrem İmamoğlu’na konuyu aktardığında kendisine “bir şey vermeden bu imarı alamazlar” şeklinde bir söz söylendiğini doğruladı. Öner ayrıca Gülaylar ile daha sonra İBB lehine şartlı bir protokol oluşturulduğunu belirtti.
Vaniköy’deki yalıya ilişkin anlatımında ise ilk aşamada kreş yapılmasının istendiğini, daha sonraki süreçte farklı ödeme iddialarının ortaya çıktığını söyledi. Mahkeme başkanı, söz konusu kreş talebinin hukuki bir zorunluluk olup olmadığını sorarken Öner, bunun yasal bir ön şart olmadığını ifade etti.
İhale ve diğer projeler
Öner, bazı ihale süreçlerinde yüklenici firmalardan ihale bedelinin yüzde 7 ila 10’u arasında değişen oranlarda pay istendiğini de iddia etti. Ayrıca çeşitli otel, restoran ve yapıların ruhsat veya tadilat işlemlerine ilişkin farklı taleplerin gündeme geldiğini anlattı.
Öner’in beyanları arasında 2014 yılından itibaren kendisine elden ve gayriresmî ödeme yapıldığı iddiası da bulunuyor. Bu anlatımların tamamı, davada sanık beyanı ve soruşturma dosyasındaki iddialar kapsamında değerlendiriliyor.
Öner’in beyanlarına karşı İmamoğlu’nun sözleri
Çapraz sorgu sırasında Ekrem İmamoğlu da söz alarak, duruşmada geçen 40-50 milyon dolarlık rakamın bir “yolsuzluk rakamı” gibi sunulmasına itiraz etti. İmamoğlu, kendi belediye başkanlığı dönemindeki icraatlarının kamuya değer kazandırmaya yönelik olduğunu savundu.
Duruşmadaki beyanlar ve iddialar mahkeme tarafından değerlendirilmeye devam ederken, Öner’in ifadelerinin diğer delillerle birlikte nasıl ele alınacağı ve davanın sonucunu nasıl etkileyeceği yargılama sonunda netleşecek.