Hakimlik; aralarında Oğuzhan Uğur, Ersin Gökgün, Muharrem Karataş, Gülgün Öztürk, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Suzan Düşküner Mintaş, Fatih Eke ve Emir Taşar’ın tutuklanmasına karar verdi. Soruşturma kapsamında hakkında adli kontrol talep edilen Özgür Ömer Güner hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanması kararlaştırıldı.
Oğuzhan Uğur'un İfadesi Ortaya Çıktı
Savcılık tarafından "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen Oğuzhan Uğur'un ifadesine ulaşıldı. Herhangi bir suç işlemediğini belirterek etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini söyleyen Uğur, savunmasında şu noktalara dikkat çekti:
Babala TV stüdyolarında deprem yardımları ve benzeri konularda yayınlar yaptıklarını belirten Uğur, hem Ahbap'ın hem de AFAD'ın IBAN bilgilerini paylaştıklarını ifade etti.
Yurt dışından arayan kişileri yasa dışı bağış ihtimaline karşı özellikle AFAD'a yönlendirdiklerini kaydeden Uğur, kendi şirket veya şahsi hesapları üzerinden asla bağış toplamadıklarını vurguladı.
Haluk Levent ile aralarındaki kırılma noktasının dedikodular ve bizzat yaşadığı bazı durumlar olduğunu söyleyen Uğur, Levent ile herhangi bir ticari faaliyette veya iş birliğinde bulunmadığını, dernek bağışlarının amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını bilebilecek bir konumda olmadığını belirtti.
Hesabına yatırılan 6,5 milyon TL'lik nakit paranın sorulması üzerine Uğur, bu tutarı ev kredisi, tadilat masrafları, maaşlar ve vergi borçları için ismini vermek istemediği bir aile dostundan borç aldığını ve ilgili hesap hareketlerini dosyaya sunacaklarını söyledi.
Aylık gelirinin 150 bin ile 400 bin TL arasında değiştiğini belirten Uğur, üzerine kayıtlı herhangi bir mal varlığı bulunmadığını da sözlerine ekledi.