10 Yılda Jandarma Bölgesinde 687 Kadın Öldürüldü

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi (JSGA) Başkanlığı Araştırma Merkezleri Müdürlüğü kadın cinayetleri ile ilgili bir rapor yayımladı. Rapora göre Jandarma bölgesinde 10 yılda 687 kadın öldürüldü.

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi (JSGA) Başkanlığı Araştırma Merkezleri Müdürlüğü’nce hazırlanan rapora göre, 2008- 2017 seneleri arasında, jandarmanın sorumluluk bölgesinde 687 kadın öldürüldü, illerin başında ise 26 kadın cinayetiyle İzmir bulunuyor.

JSGA Başkanlığı Araştırma Merkezleri Müdürlüğü, jandarma sorumluluk bölgesinde 2008-2017 seneleri arasında işlenen kadın cinayetlerine dair rapor hazırladı. Rapora göre, söz konusu 10 senelik dönemde, jandarmanın sorumluluk bölgesinde 687 kadın öldürüldü. Cinayet şüphelilerinin 286’sı eş, 78’i sevgili, 66’sı akraba, 54’ü öbür şüpheli, 42’si erkek evlat, 31’i kardeş, 30’u eski eş, 21’i baba, 9’u dini nikahlı eş, 8’i anne, 7’si kız evlat, 6’sı tek taraflı takip eden şüpheli ve 5’i komşu olarak kayıtlara geçti.

İLK BASAMAKTA İZMER YER ALDI

Rapora göre, jandarma bölgesinde en çok kadın cinayeti işlenen illerin başında ise İzmir yer aldı. İzmir’de 26, Antalya’da 24, Bursa’da 23, Mersin’de 23, Muğla’da 23 kadın öldürüldü.

‘KADINLARIN ÖLDÜRÜLME ORANI BÜYÜKŞEHİRLERDE DAHA FAZLA’

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Mensubu Hilal Susuz, büyükşehirlerde kadın cinayetleri vakalarının daha çok yaşanmasını, şu şekilde değerlendirdi: “Kadınların öldürülme oranı büyükşehirlerde daha çok oluyor. Çünkü modernleşen dünyada kadınlar kendi haklarını daha çok arıyor. Kadınların kendi haklarını daha çok araması elbette çok pozitif. Ama bir taraftan da haklarını arayan kadınların erkek şiddetine maruz kalması ve bunun neticesinde yaşamını yitirmesi, elbette ki kanunların uygulanmamasını da neden olarak gösterirsek, negatif bir vaziyet. “

‘YASALARIN UYGULANMAMASI SÖZ KONUSU’

Kadın cinayetlerinin önüne geçmek için 6284 sayılı kanun ile İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması gerektiğini ifade eden Hilal Susuz, “Ciddi manada kanunların uygulanmaması söz konusu. Bunun önüne geçilebilir. Biz senelerdir bunu söylüyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nin imzalandığı 2011 senesinde kadın cinayetlerinde neredeyse yarı yarıya bir düşüş var. Devlet ‘Ben kadının yanındayım’ deyip, cinsiyetçi politikaları bir kenara bıraktığında, kadın cinayetleri azalıyor” şeklinde konuştu.

‘İZMİR MÜCADELE EDEN BİR ŞEHİR’

Kadınların şiddetin her türlüsünü bulundukları her yerde yaşadıklarını kaydeden Hilal Susuz, “Okul, iş yeri, ev, her ortamda, sokak ortasında kadınlar şiddetle yüz yüze. Ama İzmir’de pozitif gelişmeler de var. Örneğin İzmir’de takip ettiğimiz davalarda, emsal kararlar çıkıyor. İzmir mücadele eden bir şehir. Şehirde şiddet var ama mücadele eden kadınlar da var. Kadınlar 6284 sayılı kanun ile İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için mücadele ediyor” diyerek konuştu.

‘VERİLER ARASINDA FARKLILIKLAR BULUNUYOR’

JSGA Başkanlığı Araştırma Merkezleri Müdürlüğü’nce hazırlanan raporu da değerlendiren Susuz, “Türkiye’de kadın cinayetleri verilerini yalnızca biz tutuyoruz. Devletin herhangi bir kurumu bu verileri tutmuyor diyerek senelerce söyledik. Jandarmanın veri tutması pozitif karşılanmalı. Çünkü bir devlet mekanizması verileri tutuyor ve senelerdir kadın cinayeti ismi bile kullanılmazken, artık ‘Kadın cinayeti’ tanımı kullanılıyor. Fakat raporda yer verilen veriler ile bizim tuttuğumuz veriler arasında farklılıklar bulunuyor” şeklinde konuştu.

‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ETKİN BİR ŞEKİLDE UYGULANSIN’

Koruma altındaki bazı kadınların öldürülmesi olayını da değerlendiren Susuz, “Yasalar var ama bunun işleyişinde sıkıntı var. O sebeple koruma kararı olan kadınlar öldürülüyor. Devletin ciddi manada yasayı uygulamadaki eksiklikleri söz konusu. Bunlar da maalesef kadınların yaşamına mal oluyor. İstanbul Sözleşmesi’nin her maddesi, etkin bir biçimde uygulansın. O zaman kadın cinayetlerinin durdurulabileceğini göreceğiz” diyerek konuştu.

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı