1 Mart’ta normalleşme süreci başlıyor! Eskisi gibi olacak mı?

Ne zaman ‘normalleşmeden’ söz edilse uzmanların onca uyarısına karşın hepimizde hâlâ eskiye dönecekmişiz gibi bir algı oluşuyor. Oysa öyle değil işte! Bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısından ne karar çıkarsa çıksın, bu “Virüsle savaş bitti” demek değil. Kademeli normalleşmeden ne anlamalı, neye, ne kadar dikkat etmeli? Bugünden sonra yaşamımızda ne değişmeyecek?
Takip et
1 Mart’ta normalleşme süreci başlıyor! Eskisi gibi olacak mı?
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

ANKARA Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim mensubu Prof. Dr. Necmettin Ünal, “Normalleşme fakat hastalık bitince olur. Bizim yaptığımız normalleşmeye giden yoldur” diyor ve yolun nasıl olacağını ise hastalığın şiddeti, sıklığı, aşı gibi kriterlerin tespit edeceğini hatırlatıyor.

1 Mart’ta normalleşme süreci başlıyor! Eskisi gibi olacak mı?

‘Data in World’ verilerine göre son haftalarda Türkiye’deki vaka oranlarında yüzde 15-20 arası artış söz konusu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ünal, “Bu Şekilde bir artış söz konusu iken normalleşmeye giden yolda oluruz ama beklenilen normale kavuşamayız. Bunun için henüz çok erken” uyarısı yapıyor.

‘AÇILSIN’ BEKLENTİSİ YÜKSEK 1 Mart’ta normalleşme süreci başlıyor! Eskisi gibi olacak mı?

Prof. Dr. Ünal sağlık açısından açılma için henüz erken dese de toplumdaki ekonomik ve psikolojik yıpranmanın da gayet farkında, şu şekilde devam ediyor: “Komisinden garsonuna, aşçısından patronuna kadar yeme-içme sektöründe çalışanlar, evde oturmaktan daralan insanlar haklı olarak ‘normalleşme’ istiyor ama koşullar, hele de bu rakamlarla buna maalesef elvermiyor. Okullar için de aynı şey geçerli. ‘Açılsın’ diyoruz ama kriterler ne olacak? Bizler bu kriterlere gerçekten uyacak mıyız? Bu soruların yanıtını veremiyoruz.”

ACİL BİR YOL HARİTASI GEREKIR 1 Mart’ta normalleşme süreci başlıyor! Eskisi gibi olacak mı?

Peki ne yapılmalı? Prof. Dr. Ünal, bu noktada devletin atacağı en uygun adımın acil bir yol haritası belirlemek olduğunu söyleyerek il bazında vaka sayılarının nüfusa oranı doğrultusunda düşük, orta, yüksek, çok yüksek riskli olarak ayrılmasının çok doğru bir hareket olduğunu belirtiyor, şu şekilde devam ediyor: “Şuanda buna ek olarak, bir yer açılacaksa (restoran, kafe, okul, kıraathane vs) açılacak yerin hangi kriterlerle açılacağı acil olarak tespit edilmeli.

1 Mart’ta normalleşme süreci başlıyor! Eskisi gibi olacak mı?

Mesela restoranlar kapasitesinin yüzde kaçı ile açılacak? Kurallara uyulmadığı takdirde ne ceza verilecek? Havalandırması nasıl olacak? Çalışanların uyması gereken koşullar neler? Aşılanmada öncelikliler mi yoksa değiller mi? Okullarda da vaziyet aynı. Eğitime katiyen ara verilmemeli. Bir an önce açılmalı. Fakat kriter ne olacak? Aynı sınıfa 50 çocuk koyduğunuz bir okul ile 5-10 çocuk koyduğunuzu aynı kategoride eritemezsiniz. Yol gidilirken neye göre ve nasıl hareket edeceğimiz tespit edilmeli ki yolun neresinde frene basıp neresinde gaza basacağımızı bilmeliyiz. Bu da fakat toplumsal uzlaşı ve katılım ile sağlanır. Bu noktada bütün verilerin paylaşılması, herkesin görüşünün alınması mühim. ‘Okullar 1 Mart’ta açılacak’ denildi ama 1 gün öncesi vazgeçildi. Bu kritersizliktir. Bize bir yol planı gerekir” diyor.

BİREYSEL TEDBIRLERDEN VAZGEÇMEYİN 1 Mart’ta normalleşme süreci başlıyor! Eskisi gibi olacak mı?

Florence Nightingale Hastanesi’nden göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Tuğçe Hürkal bundan 5-6 ay önce gene benzer bir normalleşme süreci yaşadığımızı ve maalesef başarıyla tamamlanamadığını hatırlatarak, “Virüsün mutasyona uğraması, normalleşmenin halk tarafından ‘tamamen normale dönüş’ olarak algılanması ile 2. dalga meydana gelmiş ve sıkıntılı günler geçirmiştik. Bununla beraber tekrardan kısıtlamalar gelmiş ve kendimizi tekrardan karantina sürecinde bulmuştuk. Şuanda aynısı ikinci defa denenecek. Bu defa daha dikkatli olunmalı” diyor. Neye dikkat edilmesi gerektiğini ise 5 madde de özetliyor:

MADDE 1: TAMAMEN NORMALE DÖNMÜYORUZ 1 Mart’ta normalleşme süreci başlıyor! Eskisi gibi olacak mı?

Yerinde yönetim doğru bir karar. Türkiye’deki her bölge-il-ilçe ve köyün aynı risk grubunda olmadığı aşikâr. Bu noktada, sağlık ekipleri yeni olguların nüfusa oranına bakacak. Oran belli eşik değerlerin altına düşerse bölge ‘risksiz’ olarak işaretlenecek. Buraya parantez açalım. Risksiz bölgelerde yaşayanlar bu süreci ‘Tamamen normale dönüyoruz’ olarak algılamamalı. Unutmayın ki pandemi devam ediyor. Virüs yükümüz ağır. Maske-mesafe-hijyeni hayatımızdan çıkarmak için çok erken.

MADDE 2: VİRÜS KALABALIK SEVİYOR 1 Mart’ta normalleşme süreci başlıyor! Eskisi gibi olacak mı?

“Artık şunu çok iyi biliyoruz ki bu virüs kalabalık mekânlar ve kapalı ortamı seviyor. Mümkün mertebe bu ortamlardan uzak duracağız. Giriyorsak da 20 dakikadan fazla kalmayacağız. Sokakta-parkta yani açık alanlarda şu ankinden biraz daha uzun zaman geçirilebilir. Belli bir saat kısıtlaması olmadan işlerimizi halledebilmek için bir miktar daha rahat davranabiliriz. Normalleşmeden kastımız bu.”

MADDE 3: İSTANBUL HÂLÂ RİSKLİ 1 Mart’ta normalleşme süreci başlıyor! Eskisi gibi olacak mı?

Mutant varyant daha fazla gençleri tercih ediyor. Hastalık 50 yaş altında oldukça ağır, travmatik ilerleyebiliyor. Dolayısıyla herkes tedbir almak vaziyetinde. Hele de İstanbul’da. İstanbul iş akışı ve nüfus hareketliliği açısından öbür illere göre farklı. İlçeler arası hareketlilik fazla. Şu ana kadarki kısıtlamalar tam işe yarıyor demişken tekrardan başa dönebiliriz.

MADDE 4: AŞILAMAYA GÜVENMEYİN 1 Mart’ta normalleşme süreci başlıyor! Eskisi gibi olacak mı?

Evet, aşılama başladı. Ülkemizde de hızla devam ediyor. Fakat nüfus yoğunluğundan dolayı henüz tam olarak istenen hedefte değiliz. Varmamız yaz sonunu bulabilir. Dolayısıyla aşılamaya güvenerek, ‘Nasıl olsa aşılama başladı’ denerek rahatlanmamalı. Aşı hastalığın ağır atlatılmasını önlüyor, bulaşı engellemiyor. Çok sayıda aşılı pozitif hasta görüyoruz.

MADDE 5: İKİNCİ DEFA VİRÜS KAPABİLİRSİNİZ 1 Mart’ta normalleşme süreci başlıyor! Eskisi gibi olacak mı?

Yarından itibaren başlayacak normalleşmeyi, ‘Havalar ısındı’, ‘Ben geçirdim, bana artık bir şey olmaz’, ‘Aşılandım, bitti o iş!’ diye tam normalleşme gibi yaşayacak olursak 3. dalga kaçınılmaz! Bu vaziyetten çok korkuyoruz. Çünkü bu dinamik bir süreç. 2 ay önce mutanttan bahsetmiyorduk bile. Dolayısıyla sakinliğimizi koruyacağız, bireysel tedbirlerden en ufak ödün vermeyeceğiz.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.